Sonbaharı en iyi şekilde değerlendirmenin beş yolunu anlatıyor

Sağlıklı beslenme ve iyi yaşam üzerine “Sağlık ve Lezzet Dolu Bir Yaşam”, “Sağlıklı Yemekler, Mutlu Çocuklar”, “Gökkuşağından Lezzetler” adlı üç kitabın yazarı olan Clara Seren Amram, sonbaharı en sağlıklı ve keyifli şekilde yaşamanın ve değişen hava koşullarının neden olabileceği rahatsızlıklara karşılık bağışıklığımızı artırmanın önemine dikkat çekti.

Holistik Sağlıklı Yaşam Danışmanı, Hukukçu, Hümanist ve aynı zamanda Yazar olan Clara Seren Amram, mevsim geçişlerinde beden ve zihin sağlığımızı yükseltmenin daha da önem kazandığını hatırlatarak, sonbaharı en iyi şekilde değerlendirmek için önerilerde bulundu.
Clara Seren Amram, kurucusu olduğu Clarita’s Way (Clarita’nın Yolu) felsefesiyle “Beslenme, Sağlık ve Hukuk” temalarını içeren “İyi Yaşam Döngüsü” yani fiziksel, ruhsal ve mental beslenmeyi hayatımızdaki pratiklere dönüştürerek, çevresindeki insanlara aktarmak için çalışıyor, pek çok kuruma ve kişiye bu konuda danışmanlık yapıyor ve eğitimler veriyor.
Herkesin ve her yaşın farklı gereksinimleri olduğunu ve her zaman için doktorumuza danışabileceğimizi hatırlatan Amram, sonbahar mevsimini en iyi şekilde değerlendirmenin 5 ipucunu “Yeterli ve kaliteli uyuyalım”, “Gündüz güneş güzel ısıtır ve akşamları tatlı esintili günler yaşarken bunu daha fazla hareket etmek için fırsata çevirelim”, “Mevsim sebze ve meyvelerini tercih ederek, en yüksek vitamini alalım”, “Mevsim depresyonuna geçit vermeyelim” ve “Yeni şeyler öğrenip, motivasyonumuzu artıralım” başlıklarında topladı.

1- Yeterli ve kaliteli uyuyalım: Uyku düzenimizi korumak, sağlığımızın en önemli anahtarlarından biridir. Yaz mevsiminde tatil yapıp, sevdiklerimizle vakit geçirirken havanın geç kararmasını da fırsat bilerek daha geç yatıp, daha geç kalkmaya, belki de tam uykumuzu alamadan güne başlamaya alışmış olabiliriz. Sonbahar sezonuyla birlikte vücut saatimizi tekrar ayarlamanın zamanı geldi. Çünkü sonbahar mevsimini kaliteli geçirmek, vücudumuzu kışa hazırlamak için uykunun vücut direncimiz üzerindeki olumlu etkisine ihtiyacımız vardır. Uykunun zindelik, konsantrasyon yüksekliği, verimlilik anlamında önemli katkıları olduğu, ruh ve beden sağlığımızı korumamıza destek verdiği bilinmektedir.

2- Gündüz güneş güzel ısıtır ve akşamları tatlı esintili günler yaşarken bunu daha fazla hareket etmek için fırsata çevirelim: Hazır yaz sıcakları yerini daha tatlı esintili günlere bırakır ve güneş hala güzel ısıtırken, biz de daha aktif bir hayata geçelim. Genelde yaz mevsimi kendimizi biraz daha tembelliğe verdiğimiz, hareketten uzaklaştığımız bir zaman dilimidir. O zaman mevsimin yumuşak esintilerinden yararlanmanın tam zamanı. Renk değiştiren ve dökülen yapraklar arasında dolaşacağımız, güneşten D vitamini depolayacağımız doğa gezilerine ne dersiniz? Doğada, kalabalık olmayan yerlerde meditatif, hızlı ve dinamik veya ikisini karıştıracağınız yürüyüşler olabilir… Seçim sizin… Dostlarımızla birlikte bisikletlerimize binip, yakın yerlerdeki doğal güzellikleri keşfedebilir veya evde kendi başımıza yapabileceğimiz yoga, fitness, dans gibi aktivitelerden yararlanabiliriz. Streching yapmayı unutmayın! Tüm bu keyifli etkinliklerinize şarkıyla eşlik edebilirsiniz!

3- Mevsim sebze ve meyvelerini tercih ederek, en yüksek vitamini alalım: Bağışıklık sistemimizi yükseltmek için gerekli olan sebze ve meyveleri zamanında yediğimizde yararlarını daha üst seviyelerde alabiliriz. Her mevsim, her şeyi bulabiliyor olsak da, besin değeri daha yüksek olan mevsim sebze ve meyvelerini tercih etmemizde fayda vardır. Zamansız yetiştirilen ürünlere kimyasal ilaçlamanın daha fazla uygulandığı aktarılmaktadır. Mevsimin değişmesiyle birlikte tezgahlarda taze mahsul olarak görebileceğimiz pazı, patlıcan, kırmızı biber, dolmalık biber, barbunya, havuç, turp, karnabahar, mürdüm eriği, üzüm, elma, armut, muz, mandalina, greyfurt gibi sebze ve meyvelerin tüketimine önem verip, soğuk aylara kendimizi hazırlayabiliriz. Beyin gelişimi ve vücut sağlığını korumak için çok önemli olduğu bilinen cevizin tam zamanı olan sonbahar sezonunu kaçırmayalım.

4- Mevsim depresyonuna geçit vermeyelim: Güneşin etkisini yitirmeye başlayıp, yerini daha karanlık günlere bıraktığı sonbahar ayları çoğunlukla hüzünle bağdaştırılır. Sarı sonbaharın coşkulu yaz mevsiminin ardından ruhumuzu olumsuz etkilemesine izin vermemeli, bu mevsimi ilgi alanımıza göre kitap okumak, müzik dinlemek, kendimize ve sevdiklerimize daha çok vakit ayırmak için bir fırsat gibi görmeliyiz. Sonbahar güneşinden mümkün olduğunca fazla yararlanmak, böylece yaklaşan kışa hazırlanmak için balkonumuzda veya bahçemizde vakit geçirmek, akşam serinliği başladığında bitki çayımızı yudumlamak ruhumuza ve vücudumuza iyi gelecektir. Sağlıklı ve lezzetli yemekler yapmak, kendi el emeğimizi afiyetle yemek veya ailemizle hep beraber oturacağımız sofralarda şenliğe dönüştürmek de hem vücudumuzu, hem de ruhumuzu doyuracaktır. Yazmanın da güzel bir terapi olduğunu unutmayalım!

5- Yeni şeyler öğrenip motivasyonumuzu artıralım: Kendimizi geliştirecek, yeni bir şeylere başlamaya, ufkumuzu genişletmeye ve kendimize yatırım yapmaya, böylece de motivasyonumuzu artırmaya ne dersiniz? Yeni bir yabancı dil öğrenebilir veya yabancı dilimizi geliştirebiliriz. Veya içimizdeki sanatçıyı ortaya çıkarmanın vaktidir diyerek resim, heykel, müzik, edebiyat gibi çeşitli sanat dallarına yönelebilir, online uygulamalardan yararlanabiliriz. Gelin bilgimize, yeteneklerimize yenilerini eklediğimiz, ufkumuzu daha da açtığımız çok yüksek motivasyonlu, özel günlerle sonbaharı en iyi şekilde değerlendirelim ve kışa bomba gibi hazırlanalım!

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 × four =