Sen de kimsin alerji?

Ezgi Gözeger Özmemiş /Haber Spikeri – Editör

Uyumuyor, sürekli ağlıyor, bir türlü huzur bulmuyor. Bebeğimin dünyaya gözlerini açtığı ilk birkaç haftadan sonra yaşadıklarımızın özeti bu…

Uykuya dalması bir mesele, uykuda kalması bir başka mesele. Sürekli kusuyor, kakası bir başka, kokusu bir başka. Bir gariplik var anlıyorum ama anlamlandıramıyorum. Etrafımdaki tecrübeli annelere soruyorum, aldığım cevap hep aynı; bebektir ağlar, bebektir kusar…

İşte böyle başladı besin alerjisi ile dansımız. Dans dediğime bakmayın, hiçbir ahengi, ritmi yok. Bir adet yeni doğmuş Uraz, bir adet yeni anne olmuş Ezgi. Sudan çıkmış bir çift balık gibiyiz. Kimse bulunduğu duruma adapte olabilmiş değil. Bebeğimin şikayetleri ile ilgili kimseden içime sinen bir cevap alamıyorum. “Çok kusuyor” diyorum, “Fazlasını kusar bebekler” diyorlar. “Kakası garip mi bu çocuğun?” diyorum “Amma da pimpiriklendin Ezgi!” diyorlar. Hatta bir keresinde en pahalı hastanenin ünlü bir doktorunu sorularımla o kadar çok boğmuşum ki adam, “Afrikalı bir kabile gibi davranın” dedi sonunda. “Nasıl yani?” dedim. “Çocuğu kendi haline bırakın” dedi, “Ağlar, kusar, bazen hiç uyumadığı bile olabilir, endişelenmeyin” dedi. Hayda… Şimdi anlıyorum adam beni bayağı başından savmış. Gittiğimiz beşinci doktor, kurduğum ilk birkaç cümleden sonra “besin alerjisi” dedi. Doğrudan. Çok şaşırdım ve işte o andan itibaren daha önce hiç bilmediğim bir dünyaya balıklama dalmış oldum. Bir de annelik içgüdülerimin ne kadar güçlü olduğunu gördüm. Ne yalan söyleyeyim, gurur duydum kendimle. Yani besin alerjisi gerçeği öyle birden karşımızda belirmedi. Adeta peşine düştük, izini sürdük.

Bugün, bebeğim 15 aylık. Ben eliminasyon diyetine başladığımda yaklaşık iki aylıktı. Doktorumuz sabıkalı bütün yiyecekleri diyet listesinden çıkardı. Bu listeyi Uraz’ın bulgularına göre belirledi. Gazı vardı; bazen ishal, bazen kabızdı. Bir de pişik oluyordu tüm önlemlerimize rağmen. Ve tabii bir de kusma… Etrafımdakiler, beni fazla pimpirikli davranmakla, kılı kırk yarmakla suçlarken ne yazık ki ben de hiç emin olamadım kendimden. “Acaba yanlış mı yapıyorum, beceremiyor muyum?” diye yedim kendimi. Bir keresinde “Bu çocuk benim kucağımda neden hep ağlıyor, beni sevmiyor mu?” diye ağladım saatlerce. Günlerce uyku uyumadım.

Beş doktor gezdikten sonra alerji tanısını alınca, süt ve tüm türevlerini, yumurtayı, kuru yemişleri tamamen hayatımdan çıkardı doktor. “Yumurtayla çapraz alerji yapma ihtimali var” dedi, tavuğu da yasak etti. “Aynı şekilde inek sütü ile çapraz alerji yapabilir. Dana eti de yeme” dedi. Mutfak daraldıkça daraldı, pastanelerin kapısı kapandı; bisküvi, çikolata, gofret bir hayal oldu…

İşte o vakit bana esmer geceler başladı. Lohusa halimle, kış günü, dört duvar arasında çizgiyi geçtiğim tek şeydi yemek yemek. Tanı almadan önce annemin “Süt olsun kızım” diye diye yedirdiği o güzelim yalancı tavuk göğsüne, buz gibi serin serin kaşıkladığım ev yoğurtlarına, çocuğuma şifa olsun diye içtiğim meyveli kefirlere çok zor veda ettim. Ama ne zaman diyetimi harfi harfine uyguladım, işte o zaman bebeğimin günden güne huzur bulduğunu gördüm. Doktorun, koyduğu tanıdan emin olmasının tek yolu annenin diyet yapması (emziren anneler için). Ben diyet yaptıkça bebek huzur buldu, bebek huzur buldukça alerjinin hayatımızın bir gerçeği olduğu konusu kesinlik kazandı anlayacağınız.

Alerjinin tek güzel tarafı, bir gün geçecek olması. Bugün geldiğimiz noktada Uraz yumurta alerjisini atlattı. Ben yaklaşık 11 aylık sıkı bir diyetin ardından artık istediğim her şeyi yiyebiliyorum. Benim yediğim süt türevi besinler sütümden ona geçiyor ama oğlumu rahatsız etmiyor. Yani küçük de olsa bir aşama kaydettik. Ama Uraz hala süt ve türevlerini tüketmeye başlamadı, kuru yemişlerden sadece cevizi yiyebiliyor.  Zamanı geldiğinde doktorumuzun “Haydi” demesiyle süt merdivenini de tırmanmaya başlayacağız ve “Sen de nerede çıktın be alerji?” diye başladığımız bu yolculuğu tamamlayacağız, süt alerjisine veda edeceğiz. Ama biraz daha dişimizi sıkmamız gerekiyor.

*Ebeveynus dergisinin Ocak 2020 sayısından alınmıştır.

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

20 + six =