Sadece benim çocuğum mu?

Umuyorum sorumluluk çizgilerini kendi çocuklarının etrafına çizenler zararın eninde sonunda kendilerine dokunacaklarının farkında olur.

Oğlum 12 yaşında ve yakın mesafelere giderken minibüse, otobüse tek başına biniyor. Binmesi de gerekiyor zaten. Çünkü aslında tek başına seyahat edebilecek yaşa geldi çoktan. “Onun yaşındayken ben!” cümlesi kuracak olsam mesela, tıklım tıklım banliyo trenlerine binerek ortaokula gittiğim günleri anlatırdım. Oysa onun minibüse ilk kez bineceği gün epey endişelendim. Niye? Benim yapabildiğim şeyleri onun yapamayacağını mı düşünüyordum? Yoksa işte “Sana güveniyorum da dışarıdaki dünyaya güvenmiyorum” klişesine mi sığınacağım? Soru işaretlerinden oluşan bu denizde biraz kulaç attıktan sonra derin bir nefes alıp kendime geldim –gelmeye çalıştım- Oğlum artık minibüse tek başına binebiliyor. Hatta 9 yaşındaki kızkardeşiyle de bir iki kez yakın mesafeye minibüsle gitmişliği var.
Ama bu yolculuklar her seferinde bir maceraya dönüşüyor. Kiminde minibüs şoförü inmesi gerektiği yerde indirmiyor, kiminde çok hızlı gittiği için düşecek gibi oluyor. Ve evet, tüm bunlar onu büyütüyor. Daha yüksek sesle “Müsait bir yerde” diyor, para bozdurma derdi yaşayamak için 25 kuruşları, 10 kuruşları avucunda sıkıca tutuyor. Bazı minibüs şoförlerinin “gerçekten çılgın” olduğunu örnekleriyle anlatıyor. Gözlem yeteneği gelişiyor, diyeyim.

JAPONYA’DAN BİR ÖRNEK

Bir yazı var. ABD’li bir annenin Japonya’da yaşarken yaşları 4, 7 ve 11 olan çocuklarını tek başlarına metroyla okula gönderebildiğini, Japonya’da bunun çok normal olduğunu anlatan. Aynı ebeveynlik tarzını ABD’de yapsa muhtemelen anneliğinin de sorgulanacağını söylüyor. Aradaki farkları anlatırken de Japonya’da herkesin kendini o çocuktan sorumlu hissettiğini söylüyor. Yani metrodaki bir çocuk sadece anne babasının değil o sırada orada olan herkesin çocuğu oluyor. O şekilde ilgi görüyor. Böylece de kendini güvende hissetiyor. Zira zaten güvende oluyor.
İşte ben de bu nedenle soruyorum “Sadece benim çocuğum mu?” diye. Metrodaki, minibüstesi, otobüsteki her çocuktan sorumlu değil miyiz? Cevabın “Evet” olması yetmiyor. Öyle davranmak da gerekiyor. Umuyorum sorumluluk çizgilerini sadece kendi çocuklarının etrafına çizenler, zararın eninde sonunda kendilerine dokunacaklarının farkında olur. Çünkü onların çocuğu da günün sonunda bir başka yetişkinin yardımına ihtiyaç duyuyor. O nedenle sadece benim çocuğum değil. Sokaktaki her çocuk, senin de çocuğun….

 

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

12 + 17 =