Pandemide çocuk olmak

Kuşkusuz ki, pandemi dönemi hepimizin psikolojisini olumsuz yönde etkiledi. Belki de çocukluk yılları bu döneme denk gelen evlatlarımız en çok etkilenenler oldu. Biz de pandemi döneminde çocuk olmanın şifrelerini ve onların psikolojisini yüksek tutmak için neler yapmamız gerektiği sorularının peşine düştük.

Psikolog ve Evimdeki Psikolog girişimi kurucusu Aynur İlhan, bizler için zor ve karmaşık olan pandemi sürecini çocuklarımıza açıklamanın ve uygulamanın zorluğunu yaşayan tüm ebeveynler için önemli önerilerde bulundu.
Anne babaların “Evin eski düzeni kalmadı, çocukta bir düzen tutturamıyorum” demek yerine
“Bugünün şartlarında evin içinde nasıl bir düzen kurabiliriz?” sorusunu tercih etmelerini söyleyen Psikolog ve Evimdeki Psikolog girişimi kurucusu Aynur İlhan’ın değerli görüşleri hepimize bu süreçte ışık tutacak nitelikte.

Pandemide çocuklarımızın psikolojisini yüksek tutmak için neler yapmalı, nelere dikkat etmeliyiz?
Pandemi, sadece çocukların değil, bizlerin de dönüşümü oldu. Dönüşüm diyorum, çünkü hepimiz hayatımızı içe dönük hale getirmek zorunda kaldık. Bizler için zor ve karmaşık olan bu durumu bir de çocuklara açıklamak, daha zoru da açıklayabildiğimiz kısmını uygulamaya geçirebilmek oldu.

Hayatımızın günlük akışı tamamen değişti. İlk olarak kendi düzenimiz, iş hayatımız, ev düzenimiz ve belki de en önemlisi çocuklarımızla dahil olduğumuz rutinimiz, oluşturduğumuz düzen değişti.

Koruma içgüdümüzün yoğun olarak kendisini hissettirdiği bu dönemde, psikolojimizi sağlıklı seviyelerde tutma konusunda oldukça zorlanmaktayız. Öncelikle ebeveynlerin durumu kabullenmesi, kendilerini motive edecek rutinleri oluşturabilmesi gerekmektedir. Çocuklarının faydasını gözeten, psikolojisini düşünen her ebeveyn, çocuklarına karşı doğru yaklaşım ve tutumları geliştirebilir. İlk adım, çocukların açığa vurulması gereken enerjilerinin olduğunun farkında olarak, ev şartlarında bu ortamı sağlayabilmek olmalı. Zor ama imkansız değil.

Herkesin ihtiyacına uygun bir düzen

“Evin eski düzeni kalmadı, çocukta bir düzen tutturamıyorum” diyen anne babalar çok haklı. Fakat bu cümleler söylendikçe artar; çözüm getirmez. Şu soruyu sorarak başlayabiliriz; “Bugünün şartlarında evin içinde nasıl bir düzen kurabiliriz?”

Herkesin kendine ayırabileceği, sorumluluklarını da yerine getireceği zamanlar olmalı. Bunları belirlemek, yapmamız gerekenlerin başında geliyor. Günü planlamak ve herkesin ihtiyacına göre bir düzen tertiplemek, durumu biraz daha kontrol altına alabilir. Çocuklarla verimli vakit geçirmek; oyun oynamak, sohbet etmek, ilgimizi onlara yönlendirmek çok önemlidir. Tüm algımızın onların üzerinde olabileceği bir zaman dilimi belirleyebiliriz. Yarım saat bile odalarına misafir olmamız onlara duygusal açıdan çok iyi gelecektir. Örneğin, evde yapılabilecek yeni etkinlikler üretebiliriz. Sadece etkinliği gerçekleştirmek değil; bu konuda araştırma ve hazırlık yapma konusu da çocukların ilgisini çekecektir.

Çocuklar gördüğünü uygular

Aktivitelerin yanında davranış ve tutumlarımız çok önemlidir. Kendi psikolojimizin olumsuz kısımlarını yansıtan tutumlardan kaçınmalıyız. Bizim onları anlayabilmemizin aksine kimi zaman çocuklar bizim ruh halimizi doğru yorumlayamaz. Bu durum da kimsenin istemediği çatışmayı doğurur. Örneğin, kaygılı olduğunuzda çocuğunuzun yapacağı bir hata, kaygınızı artıracak ve öfkeye dönüşecektir. Bu durum çocuğunuzun hatasından dolayı değil, kaygınızın artmasından dolayı yaşanacaktır. Çocuğunuz sizin neye kaygılı olduğunuzu bilmeden gördüğü tutumun aynısını örnek alıp mutlaka uygulayacaktır. Bu ve bunun gibi durumlarda kendinize hissettiklerinizle ilgili zaman ve alan tanıyın. Çocuğunuzun problemi her ne ise objektif olabildiğiniz zaman diliminde ona yaklaşım gösterin.
Unutmayın, evdeyiz ve her halimiz gözlem altında.

Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümünde tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesinde Pedagojik Formasyon eğitimi alan Aynur İlhan,  sosyal hizmet alanında Okmeydanı Darülaceze’de iki yıl staj yaptı. Ardından Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde patolojik vakalar üzerine çalışmalara katıldı. Bu süreçte Oyun Terapisi, Wisc-R, Psiko-Drama alanında eğitimler aldı. Lisans eğitimini tamamladıktan sonra Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde özel eğitim, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde sosyal hizmet alanında çalıştı. Son üç yıldır çocuk, ergen, yetişkin, aile ve çift alanında 1000’in üzerinde danışan ile online seans yaparak hizmet verdi. Şu an Evimdeki Psikolog girişiminin yöneticiliğini yaparken aynı zamanda mevcut danışanlarına psikolojik destek vermeye devam ediyor.

Ebeveyn olarak özellikle kaçınmamız gerekenler nelerdir?

Özellikle pandemi döneminde, kesinlikle kaçınmamız gereken bazı noktalar var. Maalesef, teknoloji kullanımı bu konuda en başta geliyor. Daha önce yüz yüze yapılan uzun ders saatleri artık teknoloji ile yapılıyor. Bu durum çocuğu daha çok bu bağımlılığa itiyor. Aynı zamanda ders dışında kalan uzun saatler, boşluk hissi yaşayan çocuğu teknolojik cihazlara yaklaştırıyor.

Çocukların günlük zamanlarını planlayarak, onları geliştiren ve sıra dışı aktiviteler bulabiliriz. Ayrıca bu süreçte bizler de kendimizi geliştirmeye yönelik adımlar atarak rol model olabiliriz. Biliyoruz ki, pandemi dönemiyle birlikte ev içi davranışlarda da zorlanan ailelerimiz var. Çocukların da yetişkinler gibi zor bir süreçten geçtiğini ve hayatın onlar için de değiştiğini unutmamak gerekiyor.

Bu noktada, eğer davranışları çocuk ile çatışmaya evrilen ve bununla baş edemediğini düşünen ailelerimiz varsa, onlara mutlaka profesyonel anlamda çocuk psikoloğu ile görüşmelerini öneriyorum.

Derslere odaklanma zorlukları yaşıyorlarsa neler yapabiliriz?
Çocukların odaklanma süreleri, geliştirilebilecek bir bilişsel davranıştır. Öncelikle, bu dönemde bilgisayar başında eğitim ve öğretim için tam anlamıyla odaklanabilmek çok zor. Dikkat dağıtacak çokça unsur var. Bu durumda öncelikli hedefiniz dikkat dağıtıcı unsurların ortadan kaldırılması olacaktır. Çocuğu zorlayarak değil; sorumluluğu olduğunu ifade ederek, ders sırasında destek olarak bu süreci geçirebilirsiniz.
Odak süresini arttırabilmek için akşam saatlerinde tüm aile birlikte kitap okuma saatleri yapabilirsiniz. Kitap okuma, hem rol model olma hem de odak süresini geliştiren bir etkinlik olacaktır.
Bununla birlikte ders saati öncesinde daha sakin etkinlikler yapılabilir. Ayrıca ödev saatleri çocuk ile birlikte karar verilerek akşamüzeri saatleri için planlanabilir.
Yine değinmek isterim ki, dersler dışında tüm güne yakın kullanılan teknolojik cihazlar, odak süresini oldukça azaltan etmenlerin başında gelmektedir. Mutlaka kullanımı uzun saatler olarak değil, kısa aralıklarla olmalıdır.

Hele de artık okulların kapanmasına az bir zaman kala çocuklar iyice zorlanmaya başladı bu son dönemde anne babalar çocuklarını nasıl motive edebilir?

  • Pandemi ile birlikte ben ailelerin de evde öğretmen olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden onlar da çokça yoruldular. Çocuğun derslerine düzenli olarak katılımını sağlama, ders takibi ve diğer unsurlarla beraber yıpratıcı bir süreçten geçtiler. Bence öncelikle anne babalar kendilerini motive etmeliler.
  • Çocuklarına bu zorlu sürecin üstesinden gelebildikleri için desteklerini göstermeli; sözel övgülerini esirgememeliler.
  • Onların sağlıklı yetişmeleri için rahat ve huzurlu bir ortamda olmaları en büyük motive ve destektir.
  • İhtiyaçlarını nasıl gözlemleyebilir ve ne gibi önlemler alabilir?
    Çocukların gelişim dönemlerini takip etmek ve her yaş dönemindeki ihtiyaçlarını belirlemek ebeveynler açısından en önemli husustur.
  • Çocuklar her geçen yıl değişmekte ve gelişmektedirler. Aile, ilk sosyal ve duygusal gelişim yeridir. Daha sonra okul gelir bu alanda.
  • Yeterli sevgi ve ilgi, 2 yaş ile birlikte bir birey olduğunu kabul etmek ve ona göre davranmak oldukça önemlidir. Çocukların kendi haklarını savunmasına izin vermek ve sınırlarını çizmeyi öğretebilmek, aynı zamanda çizdiği sınırları içerisinde kendine özel alanlar tanımak gereklidir.
  • Pandemi sürecinde veya çok özlediğimiz normal hayatımızda çocuklarımızın da kendilerine ait bir hayatının olduğunu kabul etmeliyiz. Onlara örnek bir rol model ve koşulsuz sevgiyi hissedecekleri ebeveynler olmamız her daim çok önemlidir.
  • Gelişimlerini takip ederek; anlam vermekte, süreci yönetme konusunda zorlandığımız noktalarda destek almaktan çekinmemeliyiz. Çocuklarımızın hem şimdi, hem de yetişkin olduklarında sağlıklı ilişkiler kurabilmesinin yolu evden geçiyor, unutmamalıyız.

 

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

15 − 4 =