Muhtaç olduğun kudret kütüphanende mevcut!

Çocuğunuzun süper gücü kitap okumak olabilir! Üstelik akademik başarısının yanı sıra ileride daha iyi yaşaması da evinizdeki kitap sayısıyla yakından ilgili. Eğitimci ve Yazar Dr. Bahar Eriş, “Gözü arkada kalmadan çocuk büyütmek isteyen her aile, iyi bir kütüphane miras bırakabilir. 500 kitaplı bir ev, sizi Fortune 500 listesine sokabilir” diyor.

Halime Sürek Kahveci

Çocuklar, hangi yaşta olursa olsun süper kahramanlara bayılıyor! Gerçek hayattaki sorunları sahip oldukları özel güçlerle, yeteneklerle aşan, insanlara yardımcı olan, dünyayı kurtaran süper kahramanlara… Peki, ya çocuklar birer süper kahramana dönüşseydi neye ihtiyaçları olurdu? Uçmak için kanatlar, ultra hızlı koşabilmek için süper kaslar, kilometrelerce ilerisini görebilmelerini sağlayan X ışınlı bakışlar… Tüm bunları onlara sağlayabilecek, üstelik gerçek hayatta da ellerinin altında olan süper güç ne olabilir? Cevap tek kelime; kitap… Araştırmalar da bunu gösteriyor. Hal böyle olunca biz de soluğu çocuklar, eğitim, kitaplar ve okuma üzerine saatlerce konuşmaktan bıkmayacağınız isimlerden biri olan Eğitimci ve Yazar Dr. Bahar Eriş’in yanında aldık. İşte anne babaların çocuklarına nasıl rol model olabileceklerini anlatan sözleri, “makus talihimizi” nasıl değiştirebileceğimize dair öneri ve görüşleriyle dergimizin bu sayısına konuk olan Dr. Eriş ile yaptığımız söyleşi…

Dr. Eriş, hiç kitap alışverişi yapılmayan evlerde çocukların kitapla bağ kurmasının zor olduğunu vurguluyor.

Çocuğa kitap okumaya ne zaman başlanabilir?
Ne kadar erken, o kadar iyi! Daha ana rahmindeyken hikayeler okuyunca, bebeğin annenin sesinin ritmine alıştığına dair araştırmalar var. Brown Üniversitesindeki bir araştırmaya göre, anneleri bir yıl boyunca kendilerine düzenli kitap okuyan 18-25 aylık bebekler, okumayanlara göre daha çok kelime anlayabiliyormuş.
Yani erken dönemde maruziyet, dil ve zihin gelişimini destekliyor. Uzun vadede bu etki sürüyor mu, o ayrı bir soru. Ancak erken dönemde okumaya maruz kalmanın çocukların daha sonraki dönemde okuma iştahını artırdığını söyleyebiliriz.

Bebek emzirirken ona kitap okumanın anne bebek bağlanması üzerine etkisi nedir?
Bebeği emzirirken ya da kucağınıza alıp okuduğunuzda bu bebeğin hem anneye hem kitaba hem dile hem de okumaya bağlanmasını sağlıyor. Babalar emziremiyor ama onlar da bebeklerine fiziksel temas halinde kitap okurlarsa sıcak bir bağ kurabiliyorlar. Bebek bu şekilde okumayı olumlu duygularla eşleştiriyor. Bu güven duygusu, daha sonra kitaplarla baş başa kaldığında da devam ediyor. Bebeğe kitap okuduğunuzda ona tam dikkatinizi veriyorsunuz, bu çok hoşlarına gidiyor.
Yurt dışında bebeklerin rutin kontrollerinde bazı doktorlar bebeğe her gün okunması için çocuk kitabı hediye ediyorlar. Anne sütü ne kadar besleyiciyse, ilk yıllarda bebeğin beynine girecek olan kelimeler de o kadar besleyici. Kitaplara erkenden alışmayan bir çocuğun büyüdüğünde okuması pek olası değildir. Daha az kelimeye maruz kalmışsa, kelimeleri çözümlemek için daha az strateji geliştirecektir. Okulda da okuma yazması kolay olmayabilir.
Özellikle yoksul bir çocuğun iyi bir eğitim alabilmesi için, daha varlıklı çocuklarla arasındaki başarı açığının büyük olmaması için ilk yıllarda ona kitap okumak çok önemli. Yoksa kelimeleri az olan çocuklar zaman içinde kelimeleri çok olan çocuklardan daha başarısız oluyor. Başarı da başarısızlık da zaman içinde çığ gibi büyüyor.
Ayrıca daha çok kelimeye maruz kalan çocuk kendini erkenden daha güzel ifade eder, duygularını daha iyi anlatır, hayal gücü daha geniştir.

Dr. Bahar Eriş, çocukların “Okumak önemlidir” mesajını anne babasının davranışlarından aldığını söylüyor.

Çocukla birlikte kitap alışverişi yapmanın çocuğun kitap ile kurduğu bağ ve okuma sevgisi üzerine etkisi neler? Anne babalar bu konuda nasıl davranmalı?
Çocuğun kendi seçtiği kitaplar ona okumayı sevdirir. Kitap seçimi tabii ki gelişim aşamasına göre olmalı. Kapasitesinin altındaysa çocuk sıkılır, üstündeyse zorlanır; bu şekilde motivasyonunu yitirebilir. Mesela bebeklikte harfleri büyük, etkileşimli, farklı dokuları olan, resimli kitapların seçilmesi uygundur.
Anne babaların alışverişte kendilerine de kitap alması önemli. Bu şekilde çocuğa daha sıkı bir model olurlar. Evin içinde sürekli kitaplar, dergiler görmek çocuğa “Bu evde bilgi değer görüyor” sinyalini gönderir. Çocuk da ailesinin değerlerinden ve davranışlarından fazlasıyla etkilenir. Dolaylı yoldan “Okumak önemlidir” mesajını alır. Hiç kitap alışverişi yapılmayan, sürekli televizyon izlenen, cep telefonunda vakit geçirilen evlerde çocukların kitapla bağ kurması çok zor.

Kitap okuma sevgisinin bir yaşı var mı? O treni kaçırdığını düşünen anne babalara, çocuklarına okuma alışkanlığı kazandırabilmeleri için neler önerirsiniz?
Treni kaçırmak diye bir şeye hayatta genel olarak inanmıyorum. Öte yandan bir alışkanlığı en kolay edinebildiğimiz dönem, hayatın ilk 5 yılı. O dönemde okuma alışkanlığı kazanan kolay kolay kaybetmez.
Kitabı sevmede çıkış noktası kitapla duygusal bir bağ kurmak. Anne Beynim Aç kitabımda bununla ilgili gerçek bir hikaye var; müstehcen kapağı olan bir kitabın umutsuz gözüyle bakılan bir çocuğu nasıl dönüştürdüğüne dair. Önemli olan çocuğu kitaba bir şekilde çekmek, ayağını alıştırmak.
Çocuklar okudukça da okuma kasları kuvvetlenecek, daha rahat ve çok okumak isteyecektir.

Okuma alışkanlığı ile okul başarısı ve sosyal hayatta çekim merkezi olma arasındaki bağlantılar hakkında neler söylemek istersiniz?
Çocuklar Nasıl Başarır kitabımızdan bir araştırmamızla sorunun başarı kısmına cevap vereyim. Bir çocuğun başarısı evinde bulunan nesnelerden en çok neye bağlıdır? California Üniversitesinden araştırmacılar da bu sorunun cevabını merak etmişler. Bu konudaki en kapsamlı bilimsel araştırmayı tasarlamışlar.
Araştırma tam 20 yıl boyunca devam etmiş. Katılan ülke sayısı 27, katılımcı sayısı ise 70 binden fazla. 2010’da sonuçlar yayınlanmış. Sorunun cevabı, evdeki yüksek kitap sayısı. Evinde daha çok kitap olan ailelerin çocukları hem daha çok eğitim görüyor hem de daha çok kazanıyor. En heyecan verici sonuç da şu; evdeki kitap sayısının, hangi ülkede doğduğundan, ailenin eğitim düzeyinden, ülkenin refah seviyesinden, anne babanın mesleğinden ve ülkedeki politik sistemden daha önemli olduğu ortaya çıkmış!

Bu çok iyi bir haber!
Bu elbette çok iyi bir haber. Çünkü kitap okumak elimizde olan ve pahalı olmayan bir araç. İyi bir kütüphane, aynı zamanda bir “fırsat eşitliği” demek. “Gözü arkada kalmadan” çocuk büyütmek isteyen her aile, çocuğuna iyi bir kütüphane miras bırakabilir. 500 kitaplı bir ev, sizi bir gün Fortune 500 listesine sokabilir! Buna gücü olmayan, çocuğunu iyi bir kütüphaneye götürebilir.

Araştırmanın sonuçları hakkında ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?
Araştırmacılara göre doğulan yer, eğitim düzeyinde ortalama 2 yıllık bir farka yol açıyor. Bu ne demek? Başka tüm koşullar eşit olduğunda, gelişmiş ülkede doğan bir çocuk, geri kalmış ülkede doğanlardan ortalama 2 yıl daha fazla eğitim görüyor. Ancak ülkeden bağımsız olarak, 500’den fazla kitabın bulunduğu bir evde doğmak, bu farkı 3.2 yıla çıkarıyor.
Ülke ne kadar az gelişmişse, kitap sayısı o kadar olumlu katkı getiriyor. Çin’deki bir evde 500’den fazla kitap olması çocuğun eğitim düzeyini 6.6 yıl artırıyor. ABD’deki etki ise 2.4 yıl. Bu durum, Türkiye’de de büyük fark yaratacağı anlamına geliyor. Araştırmaya göre, düşük eğitimli ailelerin çocukları evde çok kitap olmasından daha çok fayda sağlıyor. Evde 100 kitap olması bile eğitim düzeyinde ciddi fark yaratıyor. Kitap sayısı arttıkça fayda da artıyor. Ayrıca evde yeterince kitap bulunması, babanın eğitim düzeyinden iki kat daha önemli.

Kitap sevgisi çocuğun kendi seçtiği kitapları okuması ile oluşuyor. Elbette bu kitapların çocuğun yaşına ve gelişim dönemine uygun olması gerekiyor.

Ülkemizdeki durum nasıl?
Milli Eğitim Bakanlığının verilerine göre evinde en fazla 10 kitap olan ailelerin oranı yüzde 27. Evlerin yüzde 54’ünde kitap sayısı 25’i geçmiyor. Onların da çoğu ders veya test kitabı! Sayıları görünce ülkenin haline üzülebilirsiniz ama bu sizin kendinize olan sorumluğunuzu ortadan kaldırmaz. Araştırmanın da gösterdiği gibi az kitap okunan ülkelerde, kitap okumanın başarıya etkisi daha fazla oluyor.
Hangi ülkede ya da hangi ailede doğacağımızı seçemeyiz ama ne kadar kitap okuyacağımızı seçmek bizim elimizde. Kötü yönetimden mustarip yoksul bir ülkede ya da eğitimsiz bir ailede doğmuş olmak dünyanın sonu değil. Muhtaç olduğunuz kudret, 500 kitaptan oluşan bir kitaplıkta mevcut! Elbette, kütüphaneki kitapların eğitici ve geliştirici olması da önemli. Kitapların sayısı değil, içeriği önemli!

Özellikle dijital çağda çocukların akran baskısına karşı kendi gruplarını oluşturabilmelerinde kitap, nasıl bir rol üstlenebilir?
Sosyal hayatta başarı için kitapların neden önemli olduğu aşikar. Okumak sizi daha bilgili, derin ve ilginç bir insan yapar. Her şeyin ekran karşısında olduğu dijital çağda empati becerisini desteklemek çok önemli. Kitaplar bu anlamda çok değerli bir araç. Kitap okuyan çocuğun muhakeme becerisi de güçlenir, muhakeme becerisi gelişmiş olan da kolay oltaya gelmez!

Resimli romanlar çocukların çok ilgisini çekiyor. Bunlar da okuma sevgisini aşılayabilir mi?
Çocuğun kitabı sevmesini istiyorsanız sevdiği karakterlere de saygı göstermek iyi olur. Batman, Örümcek Adam gibi hayali kahramanlar çok “pedagojik” olmayabilir ama çocuk, sırf o hayali kahramanı merak ettiği için bir kitaba ilgi duyabilir. Bunları okuya okuya okuma kasları gelişir. İlgi, bilgiden önce gelir.
Anne baba kitap okumazsa, çocuğun okuması zorlaşır. Çocuklar en çok gördüklerini taklit ederler, duydukları pek işe yaramaz. Bazı çocuklar anne babaları ne yaparsa yapsın okumaya uzak durabilir. Kronik problemler, altta yatan zihinsel sorunlar, disleksi gibi öğrenme farklılıkları, alerjiler, besin eksiklikleri, stresli durumlar, aile ortamındaki çalkantılar gibi faktörler okumaya uzak durmaya neden olabilir.
Çocuk okumaya başladığında hatalar yapabilir. Bu hatalara nasıl yaklaşıldığı da çok şeyi değiştirir. Hata yapmanın öğrenmenin doğal bir parçası olduğunu mu söyleyeceksiniz? Pozitif bir biçimde destek verecek misiniz yoksa sırf hataya mı odaklanacaksınız? Sonuncuyu yaparsanız çocuk okumadan soğuyabilir.
Beden eğitimi, müzik ve sanat da okuma gelişiminde önemlidir bu arada. Bütün bu faaliyetler uzamsal algıyı, el göz koordinasyonunu, akabinde de okumak için gerekli altyapıyı geliştiriyor.

*Bu haber ebeveynus dergisinin kasım sayısından alınmıştır. Dergi aboneliği için lütfen tıklayınız.

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

nineteen − 2 =