Kararı spor ebeveynine bırakın

Spor eğitmeni, çocuğun spor ebeveynidir. Onun için doğru zamana ve doğru yönteme o karar verir. Ruhsal olarak da bedensel olarak da kararlar ona aittir.

Antrenmanından sonra dinlenebilmesi için içecek bir şeyler ve iyi bir duş ile rahatlatın çocuklarınızı. Ama evde ikinci bir antrenör olmayı ya da onu sürekli yargılamayı bırakın.

Ben bu ay “Şu çocukları bir rahat bıraksak” ruhu ile geçtim bilgisayarın başına ve bu yazı, anne baba sohbeti gibi, iki veli dertleşmesi gibi olsun istedim.

Çünkü hem bir veli olarak aileleri görüyorum hem de eski bir sporcu olarak şahit olduğum sorunları çocukların gözünden değerlendirebiliyorum. Yani sizi anlıyorum ve şimdi, farklı bir pencereden bakmanızı diliyorum.

Çocuğu spor yapmış birçok velimin gelişmiş bir “izleyen veli sporcu gözü” vardır.

Hani, eskiden sınıf öğretmeni hastalanınca bir veli dururdu ya sınıfın başında. Hatta okuma filan yaptırırdı… İşte neredeyse o kıvamda bazı veliler görürüm; yerime derse girmeye hazırlar…

Okuma yazma bilen herkes, kısa okumalar yaptırabilir ancak, izleyen herkes maalesef güvenli bir şekilde spor yaptıramaz. Yani izlerken spor eğitmeninin aldığı karar, uygulama dozu ve şekli, tümüyle eğitmenin çocukta gördüğü potansiyele göredir.

Çocuklar yaptıkları spor branşında, yetenekleri, esneklikleri, güçleri ve çabuklukları kadar ilerler. Öğretmen de bunu geliştirmeye çalışır ki, her çocuk olması gereken asıl noktaya gelebilsin.

Anne baba ister ki; 4 yaşındaki çocuğu 4 haftada yüzmeyi öğrensin. Öğretmen de bekler ki; öğrencinin bacak kasları gelişsin, yüzünü suya sokup düzgün nefes alabilsin. Süreç böyle başlar, Sayın Velim… Başarı için biraz zaman vermek gerekir. Çünkü bizim elimizde sihirli değneğimiz yok. Ayşe Teyze’nin kızı gibi değil ki herkes!

Bazı aileler ya da sadece ebeveynler, çocuktan daha fazla başarı odaklı olabilir. Kaybetmeye verdiği tepkiyle, kazanmaya verdiği önemle, ‘fair play’den bahsetmeden sadece kazanmaya, hatta “kazanırken her şey mübah”a odaklanmış ebeveyn, çocuğa yansırken onun üzerinde olumsuz etkiler bırakabilir.

Spor, çocuğa bedenen ve ruhen sağlık getirir. Ama yanlış odaklanmış bir çocuk, maalesef ruh sağlığı bakımından olumsuz etkilenebilir. Sırf gol atmak için arkadaşına çelme takıp kazanamadığında vazgeçebilir.

Bazen dersi izleyen velilerin aşırı analizci, sözlü olarak müdahil, hatta çocuğu strese sokan bir izleme hırsında olduğunda fark ederim. Dışarıdan söylenir, kızar, atılamayan sayıya, tutulamayan pasa lanetler yağdırır. Aslında çocuğuyla sporcu olma şansını yeniden deneyen bir reenkarnasyon gibi davranır.

Bazen bir hareketi yeterince iyi yapamayan bir ritmik jimnastik öğrencisinin velisi ile konuşurum. “Niye diğerleri gibi hemen yapamadı? Neden zorlamıyorsunuz? Biraz daha esnetseydiniz…”

Spor eğitmeni, çocuğun spor ebeveynidir. Onun için doğru zamana ve doğru yönteme o karar verir. Ruhsal olarak da bedensel olarak da kararlar ona aittir. Çünkü becerinin öğretim basamaklarını da çocuğun bu beceriye vereceği tepkiyi bilen de bu becerinin hangi öğretim yöntemi ile verilmesi gerektiğine karar veren de spor eğitmenidir.

Spor, ahlaki disiplini öğretir. O sayıyı atmak için rakibe vurmak kabul edilemez; çelme takmak, itmek, savurmak yasaktır. Spor ahlakını ayrı tanımlamak gerekirse spor insana zarar vermez…

Kazanırken sadece kurallar ve onları doğru uygulayıp hızlı olanlar vardır. Ama etik davranmayan hep kaybeder. Hayat da böyle değil midir? Spor çocuğa; koşmayı, engellerin karşısına çıkabileceğini ama yine de durmamayı, devam etmeyi, düşerse eğer kalkıp yeniden denemeyi, hayatın bir takım oyunu olabileceğini, bazen kazanıp bazen kaybedebileceğini ama yine de koşmaya devam etmeyi öğretir. Çünkü maç her zaman devam etmelidir.

Tıpkı hayat gibi…

Çocukları futbol antrenmanı sonrasında diğerleri ile kıyaslamayın. Antrenmanda en çok müdahil olup bağırıp çağıran veli olmayın, voleybol ya da basketbol antrenmanları sonrasında bir şeyler yemeye gidin, nasıl davransa daha iyi olabileceğini düşünmesini sağlayacak sohbetler edin. Ritmik jimnastik ya da yüzme antrenmanından sonra dinlenebilmesi için içecek bir şeyler ve iyi bir duş ile rahatlatın mesela. Ama evde ikinci bir antrenör olmayı ya da onu sürekli yargılamayı bırakın.

Biz yaşarken onlar hayatımıza hediye edilmiş birer yolcu. Onlara rehberleri ve hayat antrenörleri olarak yol gösterici ve sevgi merkezi olmalı, yaşamı boyunca sizinle boğulduğu değil, nefes aldığını anlayacağı anılar bırakmalıyız. Bize ait oldukları için mutlu oldukları anılar…

Çünkü performans eleştirisini, daha iyi olması için gereken önerileri, yeni çalışma disiplinlerini ve teknikleri verecek kişi spor eğitmenidir.

*Bu haber ebeveynus dergisinin Aralık 2019 sayısından alınmıştır. Dergi aboneliği için lütfen tıklayınız.

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

fourteen + thirteen =