“Hepimiz birbirimize emanetiz”

Modacı Simay Bülbül, sekiz yaşındaki oğlunu koruyucu aile olarak yuvalarına dahil ettikleri gün hamile olduğunu öğrenmiş. “Yaşar bize uğurlu geldi. Ali Osman ile çok güzel bir ilişkileri var” diyor.

Modacı Simay Bülbül, koruyucu ailelik sistemiyle aralarına katılan sekiz yaşındaki oğlu Yaşar’ı anlatırken “Doğum gününde ‘İyi ki siz benim ailem olmuşsunuz, beni iyi ki bulup almışsınız’ diye konuşma yaptı. Bana kal geldi. Zaten ben Yaşar’ı doğurup doğurmadığımı unuttum. O, bizim ailenin bir üyesi” diyor.

Aslı Örnek

Hayat keşke bir masal gibi, hep mutlu devam etse ama çoğu kez bu mümkün olmuyor. Ama yaşadığı her olaydan güzel çıkarımlar sağlayan, etrafına ışık saçanlar; yaşadığı her olumsuzluğu olumluya çevirmeyi biliyor. Modacı Simay Bülbül de onlardan biri. Anaokulu sahibi olan ve birçok çocuğun ‘dede’ dediği babasını bir anda kalp krizinden yitiren Simay Bülbül, ona yakışır bir şeyler yapmak isterken kendisini Darülaceze’de buluyor ve aileleri tarafından terk edilmiş bir grup çocuğa gönüllü annelik yapmaya başlıyor. Onların sıcak bir ev ve aile ortamından uzak yaşamasına gönlü razı olmayan Bülbül, ne yapabileceğini düşünürken,  koruyucu ailelik sistemiyle tanışıyor. Eşi Serhan Bey’le bir çocuğa koruyucu ailelik yapmaya başlamışken hamile olduğunu öğreniyor. Biri biyolojik, diğeri kendi tabiriyle kalpten doğurduğu iki çocuğa rağmen, aileleri tarafından bırakılmış diğer çocuklara da yardım eli uzatabilmek için çalışmalar yapıyor. Tasarımın çocukların yaptığı ürünlerin, yine çocuklar yararına satıldığı Kırmızı Karavan’ı ve desteğe ihtiyacı olan her çocuğa maddi ve manevi destek veren Kırmızı Çocuklar Derneği’ni kuruyor. Bu arada ünlü modacı, şimdi yirmi iki yaşında bir kıza da koruyucu ailelik yapıyor. Simay Bülbül, eşinin ilk evliliğinden olan oğlunun da aralarında bulunduğu dört çocukla birlikte mutlu bir hayat sürüyor. Çeşitli sebeplerden dolayı çocuk sahibi olmak isteyen ama olamayanlara koruyucu ailelik sistemi hakkında bilgiler veren Bülbül’ün hikayesini, koruyucu ailelik  sistemini ve bu yolla ailelerine katılan Yaşar’ı kendisinden dinledik.

Babanızı kaybettikten sonraki süreçte hayatınızı değiştiren bir süreç başlamış. Bize biraz anlatır mısınız?

Annemle babam anaokulu sahibi; yirmi beş yıl hayatlarını çocuklara adamış, benim idol olarak gördüğüm insanlar… Birbirlerine çok aşıktılar. Babamı kalpten çok ani bir şekilde kaybettik. O kadar çok çocuk babama ‘Baba’, ‘Dede’ derdi ki… Onun ardından ‘Ne yapabilirim?’ diye düşünürken. Darülaceze’ye gitmeye başladım. Babama vermek istediğim hediye ihtiyaç sahibi çocuklara yardımcı olmaktı. Böylece  gönüllü annelik sisteminden haberdar oldum. Gönüllü anne olunca çocukları aynı gün ve saatte ziyaret etmeniz gerekiyor. İki sene hayatımı Darülaceze ziyaretlerime göre düzenlemeye başladım. Sonra baktım, çocuklar Darülaceze’de çok vakit geçiriyor, başka da sosyallikleri yok! Ev ortamı görsünler istedim. Yetkililerden çocukları evime götürmek için izin aldım ve görevlilerin gözetiminde altı çocuğu eve getirip evde zaman geçirmelerini sağladım. Çocuklar sabah gelip akşam dönüyorlardı.

Peki sonra ne oldu? Yaşar’ı almaya nasıl karar verdiniz?

Sonra bir gün benim baktığım çocuklardan biri gelmedi. Koruyucu ailelik yöntemiyle çocuğun bir ailenin himayesine verildiğini öğrendim ve konuyu araştırmaya başladım. Eşim Serhan bana destek oldu, biz de başvurduk. Yaşar’ın annesi mental olarak rahatsız, ölen çocukları olmuş. Yaşar’ı çeşitli zorluklar nedeniyle Darülaceze’ye bırakmışlar. Biz Yaşar’ı çok sevdik. Bu arada ona koruyucu ailesi olduğumuz gün hamile olduğumu da öğrendim, uğurlu geldi. Şu an üç yaşında biyolojik oğlum, sekiz yaşında koruyucu ailesi olduğumuz Yaşar, eşimin ilk evliliğinden olan yetişkin bir oğlu, bir de yine koruyucu ailesi olduğumuz yirmi iki yaşında bir kızımız var.

Kızınıza yeni mi koruyucu aile oldunuz?

Evet, üç erkek çocuğumuz var; bir de hep kız çocuğumuz olsun istiyorduk. Çocukların yuvalarda hep tercih edilme yaşları var. Biz öyle olsun istemedik ve on sekiz yaş üstü bireyleri araştırmaya başladık. Eğer terk edilmiş 18 yaşına gelmiş bir bireyseniz, okul da devam etmiyorsa devlet koruması kalkıyor. Bu da bir fecaat yaratıyor. Hangimiz 18 yaşında çok aklı başındaydık? Hangimiz hemen üniversiteyi kazandık? O sene sınavı kazanamayan birey için, devlet koruması kalkıyor… Düşünsenize yatacak yeri yok, parası yok, işi zaten yok ve kimsesiz. Bir de travmatik bir çocuksa orada film kopuyor. Derneklerle bir yemeğimiz vardı; orada kızımla tanıştım. Anlattıklarından da çok etkilendim. Eşim Serhan’a Leyla’yla yaptığımız konuşmayı anlatınca ‘Hiç düşünme, ona da koruyucu aile olalım’ dedi. Ertesi hafta eşimle birlikte Leyla’yla buluşup, ona aile olma isteğimizi ilettik. Leyla üç yaşından beri yuvada yetişmiş. Sualtı arkeoloğu ve çok iyi bir satranç oyuncusu.

Yaşar’ın sizinle ve ablasıyla ilişkisi nasıl?

2 Aralık doğum günüydü, aile arasında bir parti yaptık. Konuşmak için söz isteyip, “İyi ki siz benim ailem olmuşsunuz, beni iyi ki bulup almışsınız” dedi. Bana kal geldi. Zaten ben Yaşar’ı doğurup doğurmadığımı unuttum. O bizim ailenin bir üyesi. Ali Osman’la ağabey-kardeş ilişkileri var. Leyla gelince Yaşar’ın nasıl tepki göstereceğini merak çok merak ediyordum. Ablasının kucağından inmiyor.

Yaşar’ın ayda bir biyolojik ailesiyle görüşme hakkı var. Bu görüşme onda bir kafa karışıklığına yol açıyor mu?

Evet, bu zor bir konu. Herkes bana ‘Keşke görmese, kafası karışıyor. Zaten çocuğa bakmıyor, görmese n’olacak’ diyor. İlk bakışta böyle görülebilir ama bu bir hak. Ben gidip mal almadım; ben başkasının doğurduğu bir cana, emaneten annelik yapıyorum. Yaşar bana ömür boyu emanet, ben o hakkı, o çocuktan da aileden de alamam. Çocuk için biyolojik aile tarafından hiç aranmamak daha büyük travma. Yaşar’ın anneannesi, dedesi ve üç kardeşi daha var. Onlarla sık görüşüyoruz. Elimden geldiğimce kardeşleriyle görüştürmeye çalışıyor, anneanne dedeyi arıyorum. Yaşar çok iyi kalpli bir çocuk. Bana “Anne, Kırmızı Çocuklar var ya, onlara yardım ediyorsun? Annemi de kurtarır mısın?” diyor. Ben de “Tabii ki, bir ihtiyaçları varsa gider bakarız” diyorum. Yaşar, şimdi anne ve babasını görmek istiyor; kurumla konuşup onlarla bağlantı kuracağız.

Peki ya çocuğun ailesi günün birinde Yaşar’ı almak isterse ne yaparsınız?

Çok düşük de olsa, çocuğun geri alınma ihtimali var ama şöyle söyleyeyim; bu hayatta hiçbirimizin garantisi yok, benim biyolojik çocuğumun da yaşayacağının garantisi yok! Hepimiz birbirimize emanetiz.

Kırmızı Çocuklar Derneğini neden kurdunuz? Biraz anlatır mısınız?

Biz eşimle iki çocuğa koruyucu aile olduk ama daha yardım bekleyen çok çocuk var. Ben nereye kadar tek başıma yetebilirim derken terk edilmiş, yardıma muhtaç çocuklarla, zamanı ve yüreği olan bir sürü güzel insanı toparlayıcı bir kurum olsun istedim. Bir  buçuk sene önce de Kırmızı Çocuklar Derneğini kurdum. Çocuklara burs veriyoruz. Bilim tasarım merkezinde çocuklar için seramik ve kumaş boyamanın da aralarında bulunduğu atölye çalışmaları düzenleyeceğiz. Sevgi evlerinden ve Darülaceze’den de çocuklar gelecek. Bir gün hafta içi, bir gün hafta sonu atölye çalışmaları, etkinlikler olacak.   

Evlat edinmekle koruyucu aile olmak arasındaki fark

Eğer bir çocuk Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüklerine bağlı kurumlara bırakıldıysa, ailesi yoksa ya da haklarından feragat ediyorsa o çocuk evlat edinilebiliyor. Ancak çocuğun biyolojik ailesi haklarından vazgeçmediyse kurumdaki çocuklara ev sıcaklığı sunmak isteyenler için koruyucu ailelik devreye giriyor. Çocuk, koruyucu aileyle beraber yaşıyor. Ayrıca kendi ailesiyle görüşme hakkı da bulunuyor. Devlet, birçok konuda koruyucu aileliği destekliyor; koruyucu aileye çocuk için belli bir ödenek veriyor. Özel okullarda burs, bakım için çocuğa sigorta hakkı da sunuluyor.

KORUYUCU AİLE OLMA KOŞULLARI

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup sürekli Türkiye’de ikamet eden, 25-65 yaş aralığında bulunan, en az ilkokul mezunu, düzenli gelire sahip, evli, bekar, çocuklu, çocuksuz herkes koruyucu aile olabiliyor. Akrabaların koruyucu aile olmak istemesi halinde sosyal inceleme sonucuna göre yaş ve eğitim koşulları değerlendiriliyor. Bekar kişilerin başvurularında, 30 yaşını doldurmalarına ve çocuğa ebeveyn yokluğunu hissettirmeyecek akraba ilişkilerine sahip olmalarına önem veriliyor.

*Ebeveynus dergisinin Şubat 2020 sayısından alınmıştır.

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 × five =