Çölyak çocuklarda büyüme geriliğine neden olabilir

Gluten hassasiyeti ile kendini gösteren çölyak hastalığının görülme sıklığı tüm dünyada artıyor. Yapılan çalışmalar da ülkemizde okul çağındaki 212 çocuktan birinin çölyaklı olduğunu gösteriyor. Uzmanlar büyüme geriliği olan çocuklarda çölyak hastalığının da araştırılması gerektiğini belirtiyor.

Çocuğun yaşına ve cinsiyetine göre büyüme seyri de farklılık gösterebiliyor. Ancak genel olarak aşırı zayıflık, kısa boyluluk ya da tartı fazlalığı gibi durumlar büyüme sorunları olarak tanımlanabiliyor. Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Çocuk Sağlığı Hastalıkları, Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Meltem Uğraş, bazı genetik ya da hormonal sorunlar ya da sindirim sorunlarının da çocuklarda büyüme sorunlarına neden olabileceğini ifade etti.

Prof. Dr. Meltem Uğraş, tüm dünyada görülme sıklığı artan çölyak hastalığı hakkında ayrıntılı bilgi verdi.

Çocuklarda büyüme sorunlarına neden olan hastalıklardan biri olan çölyak, genetik, çevresel ve immünolojik faktörlerin etkileşimi ile ortaya çıkan bir sorun. Daha çok süt çocukları ve yaşamın 6-24. aylarında gluten alımı başladıktan sonra ortaya çıkıyor. Kronik ishal veya cıvık dışkılama, kusma, karın ağrısı, karın şişliği, kas zayıflığı, hipotoni, iştahsızlık gibi mide- barsak sistemi bulguları ve malabsorbsiyon sendromu gibi şikayetlerle kendini gösterdiği için ebeveynler tarafından fark edilemeyebiliyor.

Prof. Dr. Meltem Uğraş, özellikle son yıllarda literatürde, obez çocuklarda tedaviye dirençli demir eksikliği anemisi, tekrarlayan karın ağrısı, transaminaz yüksekliği ve makarna yedikten sonra ishal görülmesi gibi nedenlerle yapılan incelemeler sonucunda çölyak tanısı alan vakalara rastlandığına dikkat çekti.

Bu belirtilere dikkat!

Çölyak için dikkat edilmesi gereken belirtiler konusunda Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Meltem Uğraş şunları anlattı: “Boy kısalığı, ergenlikte gecikme, diş mine tabakası bozuklukları, aftöz stomatit, tedaviye cevap vermeyen veya nedeni kesin belli olmayan demir eksikliği anemisi, osteoporoz veya osteopenik kemik hastalıkları, kronik artrit, kardiyomyopati gibi kalp kası bozuklukları, karaciğer fonksiyonlarında bozukluk, nörolojik bozukluklar gibi bulgular yanında, tekrarlayan karın ağrısı, bulantı-kusma, şişkinlik gibi irritabl barsak hastalığını düşündüren yakınmalar, gastroözofageal reflü ve kabızlık gibi atipik intestinal yakınmalarla saptanır.”

Tüm dünyada görülme sıklığı artıyor

Önceleri nadir bir hastalık olarak kuzey-batı Avrupa’nın hastalığı olduğu düşünülen çölyak hastalığının artık bütün dünyada çok yaygın olduğu, farklı toplumlarda ortalama yüzde 0,3-1 civarında görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Meltem Uğraş, hastalığın sıklığı konusunda şunları anlattı:

“Tarama çalışmaları ile çölyak hastalığı sıklığı tüm dünyada giderek artan bir eğri çizmektedir. Avrupa kökenli toplumlarda 1/85- 1/300 (ortalama 1/100) arasında bildirilirken ülkemizde yapılan bölgesel çalışmalarda çocuklarda yüzde 1 civarında, erişkinlerde ve sağlıklı kan vericilerinde yüzde 0,8-1,3 arasında saptanmıştır. Ülkemizde en son gerçekleştirilen tarama projesinde ise sağlıklı görünen okul çocuklarında çölyak hastalığı sıklığı yüzde 0,47 (1/212) olarak bulunmuştur.”

Farklı hastalıklarla da ilişkili

Çölyak hastalığının, otoimmün bir hastalık olduğu için tip I diyabet, tiroidid, Sjögren hastalığı, Addison hastalığı, ayrıca osteoporoz, primer biliyer siroz, Down sendromu ve seçici immünglobulin A (IgA) eksikliği gibi rahatsızlıklarla da sıklıkla bir arada görüldüğünü söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Meltem Uğraş, “Bu nedenle risk grubu denilen, 1. derece akrabalarında çölyak saptanmış ya da bu hastalıkla birlikte görülebilen diğer rahatsızlıkları olan bireyler belli aralıklarla çölyak açısından araştırılmalıdırlar” dedi.

Kesin tanı önemli

Hastalığın tedavisinin ömür boyu süreceği için çölyak hastalığı tanısının kesin olarak konmasının çok önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Meltem Uğraş, şu bilgileri verdi: “Klinik bulguları çölyak hastalığı düşünülen hastalardan kan tahlilleri istenilir. Kan tetkiklerinde pozitiflik çıkması durumunda hastalara endoskopi yapılıp oniki parmak barsağından biyopsi alınır. Bu biyopsi örneğinin patolojik olarak incelenmesi ile hastalığın kesin tanısı konur.”

Tedaviye tam uyum şart

Prof. Dr. Meltem Uğraş tedavi ile ilgili dikkat edilmesi gerekenler konusunda şu bilgileri verdi: ”Tedavi, ömür boyu sürecek glutensiz diyettir. Bu tedaviye sıkı bir şekilde uyulması hastalığın prognozu açısından önemlidir. Henüz alternatif tedavi yoktur. Ancak uzun süre tanı almadan devam eden çölyak hastalığında en önemli komplikasyonlar ilerleyen yaşla birlikte diğer otoimmün hastalıkların eşlik etmesi, osteoporoz, ülseratif jejunoileitis ve T hücreli intestinal lenfoma gibi malignansilerin ortaya çıkmasıdır.”

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

seventeen + 1 =