Çocuğumun çamaşırlarını neden deterjanla yıkamayayım ki?

Çocukların her türlü temizlik ürününe dokunmalarının, onları solumalarının, yemelerinin veya içmelerinin çok ciddi problemlere yol açtığını iyice biliniz. Bu nedenle, deterjanları orijinal kaplarında tutunuz.

Deterjan nedir? Önce bir tarifine bakalım. Deterjan; petrokimya ürünlerinden elde edilen, temizleme, arıtma özelliği bulunan, toz, sıvı veya krem durumunda olabilen kimyasal madde… Yani temizlemeye odaklı, kir-leke çıkarmaya yönelik kimyasal bir karışım.

Dikkat ederseniz tarifinde insan sağlığına ilişkin bir amaç veya hassasiyet söz konusu değildir. Bu şu demektir; deterjan kir ve lekeleri çıkarmak amacı ile kullanılır. Sağlığınız…  Bu sizin sorununuzdur… Giysilerinizi tertemiz yapar, hatta içeriğine katılan sentetik kokularla mis gibi kokutur. Peki, ya asla tamamen durulanamayan deterjanın, insan sağlığına olan etkileri nelerdir?

Deterjan içeriğinde  bulunan dioksan, çözücü olarak işlev görür. Akut (kısa süreli) solunması dahi vertigoya, baş ağrısına, uyuşukluğa, iştahsızlığa, gözde, burunda, boğazda ve akciğerde tahrişe neden olur. Kanser tetikleyicisi olarak B2 grubu olarak sınıflandırılmıştır. Yıkama sonrası bir kısmı çamaşırlarda kalabilmektedir.

Ayrıca SLS, amonyak, fenoller, fosfatlar, nonifenol, etoksilat gibi diğer olası içerikler, cilde temas ettiklerinde sağlık sorunlarına yol açarlar. Kısacası, konvansiyonel deterjanlar olumsuz sağlık etkileri ve çevre sorunlarına yol açarlar…

Bebeklerin cildi daha incedir ve daha az doğal nemlendiriciye sahiptir. Bebek derisi üzerindeki koruyucu hidrolipidik film, çok incedir. Bu durum, bebekleri dış etkilere karşı savunmasız kılar.

Temizlik maddeleri, hatta normal musluk suyu bile cildimizi etkiler. Cildin pH değerlerini artıran ürünler, cildi fiziki olarak koruyan asit örtüsünü tahriş eder. Derimizi koruyan bakteriyel floranın aktivitesini olumsuz etkiler, yağını ve nemini azaltır, pH değerini yükseltir. Bütün bunlar, cildin antimikrobiyal savunmasını azaltır.

Şimdi, ister misiniz bebeğinizin hatta kendinizin, ailenizin bu kimyasallara maruz kalmasını! Ya… Ya… Kim ister ki, değil mi?

Çocukların her  türlü temizlik ürününe dokunmalarının, onları solumalarının, yemelerinin veya içmelerinin çok ciddi problemlere yol açtığını iyice biliniz. Bu nedenle, deterjanları orijinal kaplarında tutunuz. Gıda veya içecek olarak algılanabilecekleri farklı kaplara asla koymayınız. Çamaşır deterjanları, tuvalet temizleyicileri gibi ürünleri, bileşiminde amonyak ve asitli içerikler olan diğer temizlik kimyasalları ile asla karıştırmayınız. Bu, zehirli gazların çıkmasına ve zehirlenmelere neden olur.

Sevgili anneler, babalar, büyükanneler, büyükbabalar;

Temizlik elbette sağlık için çok önemli ve gereklidir. Kullandığınız temizlik ürünleri temiz değilse o zaman yaptığınız kimyasal temizlik, sizi ve çevreyi zehirlemekten başka bir şey değildir. Temizlik, temiz ve doğal ürünlerle yapılırsa temizlik olur. Aslında siz de evinizde doğal temizlik ürünleri yapabilirsiniz, biliyor musunuz?

Evde yapabileceğiniz (ki mutlaka yapmalısınız) doğal çamaşır deterjanı tarifi:

Malzemeler:

1. Üç su bardağı çamaşır sodası,

2. Üç su bardağı boraks (Boraks, zararsız bir kimyasaldır. Ancak yine de boraks kullanmak istemezseniz, bu seçeneği bir su bardağı karbonat ile değiştirebilirsiniz.),

3. Bir su bardağı kokusuz, boyasız, doğal zeytinyağlı sabun rendesi.

Bu üç malzemeyi karıştırınız ve bir rondodan geçiriniz… Hazır… Bitti…

Bu karışımı, kapağını çocukların açamayacağı bir kaba koyup çocukların ulaşamayacağı bir yerde saklayınız. Üzerine doğal çamaşır deterjanı yazınız ki yanlış bir kullanıma meydan vermeyiniz.

Ne kadar mı kullanacaksınız?

Her çamaşır yıkamada, bir çay bardağı dolusu miktar yeterlidir. Elcağızlarınızla yaptığınız bu doğal deterjanı, sadece bebek çamaşırlarında değil, kendi çamaşırlarınız için neden kullanmayasınız, değil mi?

Özeeeett;

Başlık sorusunu bir kez daha soruyorum… Bebeğimin çamaşırlarını neden deterjanla yıkamayayım ki?

Artık cevabı bildiğinize göre…

Dergiyi okumaya devam…

*Bu haber ebeveynus dergisinin Aralık 2019 sayısından alınmıştır. Dergi aboneliği için lütfen tıklayınız.

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

3 − 1 =