Anne baba olmak isteyenlere önemli hatırlatma!

Prof. Dr. Barış Ata, “Çiftlerin gebelikte güçlük çektiklerini anladıklarında değil, çocuk sahibi olmayı planladıklarında doktora başvurmaları en doğrusudur” diyor.

Her yıl binlerce çift, anne baba olma hayaliyle doktorların kapılarını aşındırıyor. İnfertilite (kısırlık) oranları ise özellikle gebeliğin ileriki yaşlara bırakılması nedeniyle artıyor. Koç Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Tüp Bebek ve Üreme Sağlığı Merkezi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Barış Ata, çiftlere gebelikte güçlük çektiklerini anlatıklarında değil, bebek sahibi olmayı planladıklarında doktora gitmeleri tavsiyesinde bulunuyor.

İlerleyen yaş, risk nedeni

Koç Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Tüp Bebek ve Üreme Sağlığı Merkezi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Barış Ata, ilerleyen yaşın infertilite riskini artırdığını belirtiyor.

Korunmasız, düzenli (2 – 3 günde bir) cinsel ilişkide bulunan çiftlerin yaklaşık yarısının ilk altı ayda, yüzde 85 – 90’ının ise ilk bir yılda bebek sahibi olabildiğini anlatan Prof. Dr. Barış Ata, “Ancak bu süre boyunca gebelik oluşmaması infertilite (kısırlık) olarak tanımlanır. Kadının yaşı ilerledikçe yumurtaların sağlıklı olma olasılığı azaldığından ileri yaşlarda bu olasılıklar daha düşüktür ve genel olarak 35 yaşın üzerindeki bir kadın, 6 aydır gebe kalmıyorsa değerlendirmelere başlanması önerilir” diye konuşuyor.

Anne baba olmak isteyen çiftlere önce doktora giderek kan sayımı, demir düzeyi, tiroid fonksiyonları, bulaşıcı hastalıklar gibi kontrolleri yaptırmaları, folik asit ve gerekiyorsa diğer destekleri almaya başlamaları önerisinde bulunan Prof. Dr. Barış Ata, “Yani gebe kalmakta güçlük çektiklerini anladıklarında değil, çocuk sahibi olmayı planladıklarında doktora başvurmaları en doğrusudur” diyor.

Adet düzensizliği infertilite tanısında önemli

Gebelik için sağlıklı yumurta ve sperm, normal bir rahim ve tüpler gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Barış Ata, şöyle devam ediyor:
“Yumurtlama düzensizlikleri adet düzensizliği ile anlaşılır ve infertilitenin en kolay tanı konulan nedenlerinden birisidir. Tüplerle ilgili sorunlar için en önemli risk faktörleri apandisit, yumurtalık kisti gibi ameliyatlar ve enfeksiyonlardır. Erkek partner bir semen analizi ile değerlendirilebilir. Sperm üretimini bozabilen nedenler arasında inmemiş testis, testis travması veya sistemik hastalıklar sayılabilir. Günümüzde infertilitenin en önde gelen nedeni ise çiftlerin gebeliği ileriki yaşlara ertelemeleridir.”

Aşı tavsiyesi

Prof. Dr. Barış Ata’nın verdiği bilgilere göre tedavi seçenekleri bir süre daha denemenin ardından testisten sperm alınan ameliyatlara, mikroinjeksiyon ve genetik tarama ile tüp bebeğe kadar uzayabiliyor. Hangi yöntemin ne zaman uygun olacağına altta yatan neden, kadının yumurtalık rezervi ve yaşına göre karar verildiğini anlatan Prof. Dr. Ata, pandeminin gebeliğe etkisi konusundaki soru işaretlerini şu açıklamayla gideriyor:

“Covid-19 gebelikte daha ağır geçmekle beraber, Covid-19 aşılarının özellikle de mRNA aşılarının yumurtalık fonksiyonlarına veya sperm üretimine olumsuz bir etkisi görülmemektedir. Aşıların gebelik üzerinde de olumsuz bir etkisi gözlenmiş değildir. Bu nedenle gebelik planlayan çiftlerin aşılanmalarını tavsiye ederim. Halihazırda maske, mesafe ve hijyen tedbirlerine uyarak tedavi olmakta bir sakınca görülmemektedir. Benim de içinde bulunduğum Avrupa İnsan Üremesi ve Embryoloji Derneği (ESHRE) COVID-19 çalışma grubunun ve diğer uluslararası otoritelerin de görüşleri aynı yöndedir.”

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

eighteen + 18 =