2020 sürümü ebeveynler

Ebeveynliğin de modası mı olur demeyin? Biz çocuklarımıza kendi anne babalarımızın bize davrandığı gibi mi davranıyoruz? Elbette hayır. Yani ebeveynlik de dönemsel olarak değişiyor; bugün doğru olan, yarın en yanlış şey ilan edilebiliyor.

1960-1979 arası doğan ve X kuşağı denilen bizler; otorite altında, pek fikrimiz sorulmadan, büyüklerimizin dediğine itaat ederek büyütüldük. Bu yüzden de özgüven eksikliği yaşadık, yaşıyoruz. Bizden sonra gelen 1980-1999 doğumlu Y kuşağında koşullar biraz daha rahatladı. Haliyle bu kuşak biraz daha rahat, özgür ve özgüvenli yetişti. İşte bu her iki kuşak yepyeni bir nesle, Z kuşağına ebeveynlik sınavı veriyor.

X ve Y kuşağının kadınları, okuyup kariyer sahibi oldular. Dolayısıyla kendilerinden önceki kuşaktan farklı olarak hem evde hem de işte performans göstermek zorunda kaldılar. Bu sebeple çocuk sahibi olmayı da bir iş projesi gibi ele aldılar. Yani annelik, çocuk doğurup emzirip koruyup kollayıp büyüten bir figür olmaktan çıktı, profesyonel tam zamanlı bir işe dönüştü. Biraz abartarak yazıyorum elbette ama modern anneler çocuğunun ne yediği, ne kadar yediği, ne kadar tuvalet yaptığını not eden, bunlardan grafikler yapan, neredeyse doğduğu gün üniversitesine karar vermek zorunda hisseden kaygılı kadınlara dönüştü. Bu kaygılı kadınlar, babaları da peşlerinden sürüklediler.

Elbette 90 sonrası dönemi “modern ebeveynlik” diyerek tek başlık altında toplayamayız; sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak ebeveynlik de farklı akımların etkisi altında kalıyor.

Modern ebeveynliğin ilk örneği “kaplan ebeveynler”. Otoriter, disiplinli, başarı odaklı, hırslı bu ebeveynler, çocuklarını en iyi olsun diye kurstan kursa koşturdular, en iyi okullara gönderdiler. Araştırmalar, birden bire kariyerlerini bırakıp farklı bir eğitime ya da hobiye yönelenlerin çoğunun kaplan ebeveynlerin çocuklarından çıktıklarını gösteriyor.

Daha sonra gelen “fil ebeveynler” ise duygusal bir bağ kurmanın önemine inanan, çocukları zorlamayan anne babalardı. Bu da aileye bağımlı, sorumluluk alamayan, orta yaşında bile anne babasının ekonomik ve sosyal desteğine ihtiyaç duyan bireylere yol açtı.

Ve sonra hepimizin az çok aşina olduğu “helikopter ebeveynler” geldi. Helikopter terimi, çocuğunun etrafında pervane olan, onu adeta pamuklara sarıp sarmalayarak korumaya çalışan, her türlü engeli ortadan kaldırarak çocuğu için yapay mutlu ortamlar oluşturan bu ebeveynler için kullanılıyor. Araştırmalar, bu tip ebeveynliğin ise yeni fikir ve eylemlere açık olmayan, hayatın zorlukları karşısında savunmasız, endişeli ve bağımlı bireylere yol açtığını gösteriyor.

Son dönemde ise çocuğun olumlu yönlerinin ortaya çıkarıldığı “pozitif ebeveynlik” yaklaşımı anne babalara öneriliyor. Pozitif ebeveynlik teknikleri olumsuz bir durum olduğunda, çocuğun bununla baş edebilecek olumlu yönleri kullanacak esneklik kazandırıyor. Bu yaklaşımda çocuğunuz, çözüm seçenekleri olduğunun farkına varır. Aşırı koruyucu davranışlar yerine, güvenli bir ortam sunarak çocuğunuz küçük hatalar yapmasına izin verirseniz, çocuğunuzun yeni deneyimlere açık olmasını sağlayabilirsiniz.  Böylece çocuğunuz kendini geliştirmek için küçük riskler alır, giderek kendine güveni gelişir.

NELER ÖNE ÇIKACAK?

Konu ebeveynlik olunca, en önemli şeyin ne olduğunu bilmek oldukça zor. 2020’de ebeveynlik konusunda neler öne plana çıkacak derseniz, 10 farklı konu dikkati çekiyor. Oyuncak, bilimsel deney setleri, kıyafet gibi çocuğun ihtiyacı birçok şeyi kapsayan hazır setlerden, bebeğin cinsiyetini duyurmak için yapılan partilere, ekran saati kısıtlamasından çocuğun yemek listesine farklı besleyici gıdaların dahil edilmesine, çocuklarınızı takip etmenize yarayan uygulamalara kadar başlıklar, bu trendler arasında. Ama ben size sadece çocuğunuzla olan ilişkinizi şekillendriecek 2 konudan daha detaylı bahsetmek istiyorum.

İlki otoriter değil yetkili ebeveynlik, ikincisi ise ceza konusundaki tutum.

Otoriter ve hoşgörülü ebeveynliğin birleşiminden, dengesinden oluşan “yetkili ebeveynlik” giderek yaygınlaşan bir ebeveynlik stili. Çocuğuyla bir konu üzerinde kolaylıkla görüş alışverişi yapabilen, katı ama anlayışlı ve sevecen bir duruşa sahip, çocuğa büyüdükçe daha çok sorumluluk vermeye istekli ve genel anlamda çocuğun bireyselliğine saygı duyan bir ebeveynlik çeşidi olarak tanımlanıyor. Buradaki kilit nokta, çocuğunuzla sohbetler yürütüp onun isteklerini ve beklentilerini daha ılımlı yollarla anlamaya çalışmanız.

Özellikle X, belki biraz da Y kuşağı ebeveynlerin anne babasından eline ya da bacağına hafif bir birer şaplak yemişliği, bol bol azarlanmışlığı vardır. Bu yöntemlerde uzun süredir uzmanlar tarafından önerilmese de ebeveynliğin kaçınılmaz davranışları arasında yer alabiliyor. Ancak son dönem ebeveynleri çocuklarının davranışlarının sonuçlarıyla yüzleşmesi ve ders alabilmesi için bu yöntemlerden giderek uzaklaşıyor. “Time out” adı verilen, çocuğun davranışının sonuçlarını değerlendirmesi için belli bir süre, önceden belirlenen bir yerde düşünmesi, ardından çocukla bu konu üzerinde sohbet edilmesi gibi çözümler yaygınlaşıyor.

Burada paylaştıklarım dışında farklı ebeveynlik stillerinden de söz etmek mümkün. Ama hemen öyle anne babalığınızı sorgulamayın. İyi haber şu ki çocuk yetiştirmenin tek bir doğru yolu yok. Araştırmalar, özgüvene sahip, kendine güvenen bir çocuk yetiştirmede, otoriter olmaktansa daha yetkili olmanın etkili olduğunu söylüyor. Çocuğunuzun sizden korkmak yerine sizi dinlemesini, saygı duymasını ve güvenmesini istersiniz. Destekleyici olmak istemeniz normal ama bir helikopter gibi çocuğunuzun etrafında dönmenize de gerek yok. Çocuğunuz büyüyüp geliştikçe göreceksiniz ki karşılaştığınız zorluklar değişecek, sizin düşünceniz de değişecek. Önemli olan ancak yaklaşımınız tutarlı, sağlam ve sevgi dolu olması. Çocuğunuza çaba sarf etmenin kendine güven kazandırdığını, zorluklarla baş etmeyi öğrettiğini deneyimleyerek öğrenmesine yardımcı olun. Çocuğunuzun bağımsız olarak neler yapabileceği konusundaki beklentilerinizin makul onun yapabilecekleri ile benzer olmasına özen gösterin.

Ebeveynlik stilleri değişse de yüzyıllardır değişmeyen tek şey, ebeveynliğin deneme-yanılma deneyimlerinden oluştuğudur. Hiçbirimiz ebeveyn olarak dünyaya gelmiyoruz. Yani deneyimlerinizden öğrendiğiniz size doğru yolu gösterecektir. Dedim ya çocuk yetiştirmenin tek bir doğru yolu yok. Kendi ayakları üstünde duran, mutlu, aynada gördüğünden memnun çocuklar yetiştirmek için elinizden geleni yapın yeter.

Kaynaklar:

1. https://www.marriage.com/advice/parenting/latest-parenting-trends/

2. https://www.babygaga.com/parenting-2020-trends/

3. https://www.metroparent.com/daily/parenting/parenting-issues-tips/parenting-trends-in-2020/

4. https://www.nytimes.com/guides/well/guide-to-modern-parenting

*Ebeveynus dergisinin Ocak 2020 sayısından alınmıştır.

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

20 + eight =