0-6 yaş döneminde bu normal mi?

Parmak emme, bırakılması en zor alışkanlıklardan biri. Çocuğun parmağında incelmeler gözlendiğinde mutlaka uzman görüşü alınması gerekiyor.

Bitmeyen öfke nöbetleri, parmak emme, cinsellik hakkında sorular… Anne babalar, okul öncesi dönemdeki çocuklarının bu davranışları karşısında ne yapacağını genellikle şaşırıyor. Uzman Psikolog ve Yazar Ebru Zorlutuna, 0-6 yaş dönemini ve davranışlarını değerlendirdi.

Uzman Psikolog ve Yazar Ebru Zorlutuna, çocukların 0-6 yaş dönemini rahat şekilde geçirmesi için yaşanabilecek kimi durumları ve olası çözüm önerilerini anlattı.

Okul öncesi dönem, yeni keşifler, kendini gösterme, kişiliğini oluşturma, hayatı gözlemleme ve anlama açısından çok önemli. Üstelik bu dönemin etkileri tüm yaşam boyunca devam ediyor. Bu nedenle anne babalar, çocuklarının 0-6 yaş dönemini en rahat şekilde geçirmesi için çaba sarf ediyor. Ancak bazen öyle durumlar oluyor ki ebeveynler, “Bu gerçekten normal mi?” diye soruyor. Siz de bu soruya cevap arıyorsanız Uzman Psikolog ve Yazar Ebru Zorlutuna’nın ebeveynus okurları için yaptığı değerlendirmeye göz atmak isteyebilirsiniz.

ÖFKE:

NORMAL

Bir çocuğun öfkelenmemesini ya da öfkesini kontrol etmesini sağlayamazsınız. Çünkü öfke kontrolü, yanlış bilinen bir tabirdir. Aslında “saldırgan davranış kontrolü” daha doğru bir ifadedir. Öfkelendiğimiz zaman öfke duygumuzu değil davranışlarımızı kontrol edebiliriz. Çünkü öfke, son derece insani, normal ve bizi koruyan bir duygudur. Çocuğunuzun öfkelenmemesi için bir formül yok. Ancak öfkelendiğinde davranışlarını nasıl kontrol edebileceğine dair destekte bulunmak mümkün. Bunun için duygularının farkındalığını sağlayarak ilk adımı atabilirsiniz.

NORMAL DEĞİL

Öfke aslında birçok duygunun genel adıdır. Bunlar; sinirlenme, engellenme, kızgınlık, öfke ve nefrettir. Bir çocuğun duygu kanalı bozulmuşsa sinirleneceği yerde kızgınlık, engellenme hissedeceği yerde de nefret duygusu hissedebilir. Anne baba olarak duygu tanımlarınız bozulmuşsa bu bozukluk çocuğunuza da geçebiliyor. Çocuğunuz oyuncağı paylaşmak yerine vuruyor. Çünkü kızgınlık yaşayacağı yerde, öfke yaşıyor. Çocuklar küçük yaşlarda elbette duygularını ifade etmekte zorlanır. Bunu çocuklara öğreten ilk anne babalardır. Anne babalar çocukların duygularını tanımalarına, ifade etmelerine ve davranışlarına rehberlik ederler. Duygularını tanımalarına yönelik çalışmalar ya da etkinlikler yapmak çocuğunuzun duyguları fark etmesi ve davranışlarını kontrol edebilmesini kolaylaştırır.

KAYGI:

NORMAL

Çocuklar dünyayı keşfederken, yeni deneyimler yaşarken ve zorluklarla mücadele ederken kaygılanabilirler. Bu kaygılar, büyümenin işaretidir. Okul öncesi döneme kadar anneyle ya da ona bakan kişiyle sürekli beraber olan çocuklar, anaokuluna başladığı zamanlarda kaybetme korkusu yaşayabilir. Çocukların anneden ayrışma sürecinde kaybetme korkusunu yaşaması, olağan bir durumdur. Bunun yanında kaybetme korkusuna neden olabilecek bazı olumsuz deneyimler yaşandığında da bu durum ortaya çıkabiliyor. Ailede sevilen birinin kaybı sonrası çocuklar, kaybetmeyle ilgili birçok soru sorabiliyorlar. “Anne sen de ölmeyeceksin değil mi?” gibi sorularla kaygılarını ortaya koyabilirler.

NORMAL DEĞİL

0-2 yaş döneminde yalnız kalma korkusu normaldir. Fakat 3 yaş sonrası çocuklarda hala devam ediyorsa takip edilmelidir. Çocuklar, anneyle güvenli bir bağ kurduktan sonra bağımsızlaşmaya başlar. Kendi akranlarına yönelirler ve annelerinden bir süre ayrılabilirler. Bilirler ki, anneleri nasıl olsa yanına gelecek ve onu okuldan alacak. 5 yaşına gelmiş bir çocuğun hala anneden ayrılma ya da yalnız kalma ile ilgili korkuları varsa adım adım ilerlemek gerekir.

Çocuğunuz, sizden ayrıldığında uzun süre sakinleşmediğinde, alt ıslatma, tırnak yeme, mastürbasyon, parmak emme, gece terörü gibi semptomlar ortaya çıktığında, bu süreci  değerlendirmek gerekebilir. Okula başladığı süreçte ilk 1-1.5 ay ayrışma ile baş edebilmesi için zaman verilebilir. Bu süreçte hem sizden ayrı kalabilmeye hem de kendini okuluna ait hissetmeye başlar. Bir çocuk, her şey normal süreçteyken anne babaya yönelik kaybetme korkusu geliştirmişse ve bu uzun süre devam ettiyse önemsenmelidir. Okula alıştıktan sonra aniden okula gitmeme istekleri başlamışsa dikkate alınmalıdır. Evde sizi bulaşık yıkarken, yemek yaparken, diğer odaya geçtiğinizde, eşinizle ilgilenirken ya da kendinize ayırdığınız özel bir saatte bir an olsun sizi yalnız bırakmıyorsa bunun üzerine de düşünülmelidir.

PARMAK EMME

NORMAL

Parmak emme, bebeklikten itibaren rahatlatan bir davranıştır. Yani 0-2 yaş dönemindeki çocukların parmak emmesi, kendini rahatlatması için normal ve olağan bir durumdur. Böylelikle emmeyi bırakarak stresle başa çıkmanın diğer yollarını bulurlar. Bazı çocuklar, anne karnından itibaren parmak emme davranışı gösteriyor. Çoğu çocuk bir süre sonra parmak emmeyi bırakır, bazıları uykuda devam etse de ilerleyen dönemde birçok çocuk parmak emmenin yerine farklı rahatlatma yolları bulur.

NORMAL DEĞİL

Parmak emme davranışını uzun süre devam ettiren çocukların parmaklarında incelme, diş-damak sorunları gibi birtakım değişiklikler gözlenebiliyor. Parmak emme, bırakılması en zor alışkanlıklardan bir tanesidir. Çocuğun parmağında incelmeler gözlendiğinde mutlaka uzman görüşü alınmalıdır. Bununla birlikte çocuğunuz bebeklik döneminden daha sonra okul öncesi dönemde parmak emmeye başladığında süreç takip edilmelidir. Çünkü sonradan parmak emme nadir görülür. Travmatik olayların ardında da parmak emme gözlenebiliyor. Bu durumlarda davranışın nedenini araştırmak ve çocuğunuzu takip etmek oldukça etkilidir. Okul öncesi dönemin sonuna gelindiğinde çocuğunuz hala parmağını emiyorsa bir uzmandan yardım almanız gerekir.

MASTÜRBASYON

NORMAL

Mastürbasyon, anne babaları en tedirgin davranışlardan biridir. Ailelerin çoğu, ahlaki yönden ya da çocukları mastürbasyon yaptığında ne yapacaklarını bilemediği için kaygılanabilirler. Mastürbasyon davranışının temelinde çocukların bedenlerini keşfetmesi vardır. Vücudundaki parçaları nasıl tanımaya çalışıyorsa özel bölgesini de tanıması çok normal bir davranıştır. Mastürbasyon çocuklarda keyif, haz gibi hoş bir duygu hissettirir. Bunu keşfeden çocuk, gelişim dönemi içerisinde yapmaya devam edebilir. Mastürbasyonun ne zaman başladığına yönelik kesin bir yaş dönemi yoktur. Bazı çocuklar bez taktığı dönemde, bazısı tuvalet alışkanlığını kazandıktan sonra, bazısı ise 4-5 yaş döneminde yapabilmektedir. Mastürbasyon çocuğun özel durumundan kaynaklı da olabilir. Örneğin sağlık durumundan dolayı vajinası sürekli kaşınıyor olabilir. Küçük yaşta ya da bebeklik döneminde vajinası ile ilgili operasyon geçirmiş olabilir.

NORMAL DEĞİL

Çocuğunuz okulda etkinliklere katılmak, evde oyun oynamak ya da herhangi bir faaliyet yapmak yerine, ısrarla mastürbasyon yapıyorsa mutlaka uzmandan yardım alınmalıdır. Ailede ihmal edilen bir çocuksa ilgisini kendi bedenine dokunarak karşılıyor olabilir. Anne babasının sevgisini hissedemiyor olabilir. Çocuğunuzun ilgisi sadece özel bölgesine yönelmişse ve hiçbir alternatife cevap vermiyorsa mutlaka çocuk psikiyatristine danışılmalıdır.

CİNSEL GELİŞİM

NORMAL

“Anne ben nasıl doğdum?”, “Erkeklerle kızlar neden farklı?” gibi sorular gelmeye başlamışsa çocuklarınızın cinsel gelişim döneminde olduğu söylenebilir. Bu dönemde daha birçok soru sorabilirler. Onlara nasıl cevap verdiğiniz ve tepkiniz, çocuğunuzun cinsel gelişimine etki eder. Çocukların bu dönemde cinsel organlarına dokunması, mastürbasyon yapması, öpmek istemesi, arkadaşının cinsel organına bakmak istemesi ya da göstermek istemesi ya da denemesi, oyunlarda doktorculuk temasıyla oynaması normaldir.

NORMAL DEĞİL

Anne babalar çocuğunun cinsel merakının sınırını ve ne zaman tehlike yaratacağını bilmelidir. Cinsel davranış sorunları, çocuğunuzun ve diğer çocukların güvenliği ve refahı için bir risk oluşturabilir. Fiziksel ya da cinsel istismara maruz kalma sinyali verebilir. Belirli cinsel davranışlar veya açık cinsel dil hakkında bilgi sahibi olma, diğer çocuklar ile yetişkinlere benzer cinsel ilişkide bulunma, arkadaşının cinsel organına zarar verme gibi durumlarda mutlaka uzman yardımı alınmalıdır.

BOŞANMA SÜRECİ

Normal

Boşanma sürecinde çocukların bazı düşünceleri olabilir. Bu düşünceler genellikle “Annem babam artık birbirini sevmeyecekse o halde beni sevmezler. Bana kim bakacak? Kötü bir çocuk olduğum için ya da yaramazlık yaptığım için mi boşandılar? Artık anne ya da babamı göremeyecek miyim? Babam evi terk etti ya annem de terk ederse? Artık beraber oyun oynamayacağız ve yemek yiyemeyeceğiz” gibi soruları ve kaygıları içerir. Çocukların dile getirdiği ya da getirmediği bu düşünceler son derece normaldir.

NORMAL DEĞİL

Çocukların boşanma sonrasında birçok istekleri olabilir. “Anne, babam bugün bizimle kalsın mı?”, “Beraber yemeğe çıkalım mı?”, “Tatile babam da gelsin mi?” gibi sorular yöneltebilirler. Bazı anne babalar, çocuklarının bu soruları karşısında zayıf düşer ve dediklerini yaparlar. Bu çocukların kafasını daha da karıştırabilir. Boşandığınıza dair net mesajlar vermemiş olabilirsiniz. Çocuğunuz “Boşanmayın, tekrar birleşin” gibi isteklerde bulunsa da buna anne babaların karar vereceğini söylemeniz gerekir. Boşanan bazı ebeveynlerin çocuğu diğer ebeveyniyle görüştürmek istememesi de çocuğu olumsuz etkileyebilir.

*Bu haber ebeveynus dergisinin Aralık 2019 sayısından alınmıştır. Dergi aboneliği için lütfen tıklayınız.

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 × 4 =