X Planı: Çocuklarınıza kaçış yolu sunmak

Arkadaşlar, çoğunuzun bildiği gibi her hafta bir saatimi, bağımlılık tedavisi gören bir grup genç ile geçiriyorum. Evet. Genç insanlar. Bağımlılıklarının üstesinden gelmeyi öğrenirken en az altı ay boyunca kilitli kalacak gençlerle konuşuyorum. Hala anlayamadıkları bu dünya tarafından saldırıya uğramış bu güzel, genç ruhlarla birlikte olmaktan her zaman onur duyuyorum. Bu, aynı zamanda bazı arkadaşlarımın çocuklarını gömmek zorunda kalmalarına karşın bu gençlerin hala bir dövüşme şansı olduğuna dair acı bir tat bilgisiyle geliyor.

Yakınlarda bu çocuklara çok basit bir soru sordum: “Kaçınız kendinizi rahat hissetmediğiniz olayların başladığı, ancak bir kaçış yolunuz olmadığı hissine kapıldığınız için sıkışıp kaldığınız ortamlarda buldunuz?”
Hepsi elini kaldırdı.
Her biri.
Şeffaflığın ruhuyla… Anlıyorum. 40’lı yaşlarımın ortalarında hala kendini ergenlik deneyimlerinin tahmin edilemez durumlarında sıkışıp kalmış gibi hisseden o tuhaf çocukla temes halindeyim. Seksin, uyuşturucunun ve alkolün gençlik dünyama aniden kaç kez geldiğini sayamam; bunların hiçbiri için hazır değildim ancak nasıl kaçacağını bilmiyordum ve aynı zamanda kendimi sosyal açıdan güçten düşüremezdim. Hala ortaokulda iken bir arkadaşımın evinde ilk kez bira içişimi hatırlıyorum –nefret etmiştim fakat kendimi köşeye sıkışmış hissettmiştim.
Bir yetişkin olarak şimdi saçma görünüyor ama o zamanlar benim gerçeğimdi. “Akran baskısı”, çoğunlukla sessiz fakat çok gerçek bir şey için hafif bir terimdir ve ben kesinlikle ebeveynlerimi arayarak beni kurtarmalarını istemedim. Bir kere, orada olmamam gerekiyordu. Bir genç olarak, istemesem de alkolü yudumlamak; kendimi cezalandıracak duruma düşürmekten, sonu gelmeyecek dırdır ve sorgulamalardan, bildiğim özgürlüğün sonunu yaşamaktan daha kolay görünüyordu.

X Planı

Bu nedenlerden ötürü şimdi ailemizde “X Planı” diye adlandırdığımızı bir şey var. Bu basit fakat güçlü araç, çocuklarımızın istedikleri her zaman özgürce kullanabilecekleri bir yaşam çizgisi. Bakın nasıl çalışıyor?
Diyelim ki benim en küçüğüm Danny, bir partiye götürüldü. Eğer orada onu rahatsız eden herhangi bir şey olursa yapması gereken tek şey X yazıp bize (annesine, bana, abisine ya da ablasına) kısa mesaj göndermek. Mesajı alan kişinin izlemesi gereken çok basit bir senaryo var. Birkaç dakika sonar Danny’i aramak. Ve o cevap verdiğnide konuşma şöyle gelişir:

“Alo?”
“Danny, bir şeyler oldu ve ben gelip seni almak zorundayım.”
“Ne oldu?”
“Geldiğimde anlatırım. Beş dakika içinde ayrılmaya hazır ol. Yoldayım.”
Bu noktada Danny arkadaşlarına, evde bir şeylerin olduğunu ve birinin gelip onu alacağını, bu nedenle ayrılması gerektiğini söyler.

Kısacası Danny, bunun onun için bir kaçış yolu olduğunu bilir. Aynı zamanda onu sosyal açıdan alay konusu yapacak herhangi bir baskı da yoktur. Büyümeye devam ederken ve kendi dünyasında yelken açmayı öğrenirken kendini koruma özgürlüğüne de sahip.
Bu şimdiye kadan ona verdiğimiz en sevecen şeylerden biri ve ona genç insanlarımızı teslim olmaya yönlendirmeye meyilli bir dünyada güvenlik ve kendine güven duygusunu sunuyor.

SORGU, SUAL YOK

Bununla birlikte X Planı’nın çok kritik bir bileşeni var: Danny siperden çıkarılınca bize istediği kadar çok ya da az miktarda bilgi verebileceğini bilir…. Fakat bu tamamen ona bağlıdır. X Planı, hiçbir yargılamada bulunmayacağımıza ve hiç soru sormayacağımıza (olması gereken yerden 10 km. uzakta olsa bile) dair bir anlaşmaya dayalıdır. Bu bazı ebeveynler için zor bir konu olabilir (itiraf edin, içimizden bazıları tam anlamıyla kontrol delisi) fakat söz veriyorum ki bu sadece onları korumakla kalmıyor, aynı zamanda sizin ve çocuğunuz arasında güven inşa edilmesinde de uzun bir yol kat ettiriyor.

(Buradaki bir uyarı şu; eğer Danny birinin tehlikede olduğunu biliyorsa onu korumak için konuşması ahlaki zorunluluğudur -bunun ona kişisel maliyeti ne olursa osun. Bu çocuklarımıza öğretmeye çalıştığımız dersin bir parçasıdır –biz kardeşlerimizin bekçisiyiz ve bazen kendileri için ayakta duramayacak kadar zayıf olanlar için direnmek zorundayız. Tüm bunların dışında, oğlumuz bize tek kelime etmek zorunda değil. Hiçbir zaman.)
Ebeveyn olarak birçoğumuz, teknolojinin ilişkilerimize zorla girmesinin yasını tutuyoruz. Birlikte yemeğe oturan ve ardından gözlerini telefonlarına dikmeye devam eden insanları görmekten nefret ediyorum. Çocuklarımın evde odadan odaya birbirlerine kısa mesaj göndermeleri beni delirtiyor. Böyle olsa bile cep telefonlarının bir yere gideceği yok, bu nedenle yapabildiğimiz her şekilde teknolojinin çocuklarımıza yardımcı olabileceği yolları bulmaya ihtiyacımız var.

Bu bölümü yayınladıktan sonra, konunun artıları ve eksileriyle ilgili inanılmaz miktarda tartışmalar yaşandı. İşte gelen sorulardan bazıları:

Bu sahtekarlığı teşvik etmez mi?

Kesinlikle etmez. Hatta bu size ebeveyn olarak çocuklarınıza dürüst olabileceklerini öğretme fırsatı verir (bir şey oldu ve onların ayrılması gerekti), başkalarına açıklama yaparken korunmamın mümkün olduğunu da öğrenirler. Ertesi gün bir açıklama yapmak zorunda değildirler ve eğer sorulursa dürüstçe cevap verebilirler “Bu özel bir konu ve bunun hakkında konuşmak istemiyorum.” Buumm. Anne ve babadan sosyal beceri alanında bir yaşam dersi öğrenme fırsatı daha…

Bu bir çocuğu, başkalarının hakkını koruma dersi vermek yerine sosyal yönden zayıflatır mı?

Başkaları için mücadele eden çok fazla yetişkin olduğunu biliyorum. Bu, siz bu değerli beceriyi ona öğretmeye çalışırken güvenli bir yol da sağlar.
Başkalarına karşı ayakta durmaya çalışan bol miktarda yetişkin var. Bu, değerli beceriyi geliştirmeye devam ederken çocuğunuza güvenli bir yol sağlar

Ya bu bir alışkanlık halini alırsa?

Eğer düzenli olarak çocuğunuzu kurtarıyorsanız, umarım aileniz bu konuyla ilgili bir konuşma yapıyordur.

Eğer bu konuda konuşmaz ya da soru sormazsanız nasıl öğrenecekler?

Eğer çocuklarınızla bir güven ilişkisi inşa ediyorsanız muhtemelen konuşmayı başlatan da onlar olacaktır. Daha da önemlisi bu konuşmaların çoğu olayların –ön etkisi- olarak yapılmalı. Hiç deniz yolculuğuna çıktınız mı? Öncelikle botun batması halinde yapılacaklara dair güvenlik bilgilendirmesinden geçmenizi sağlarlar. Cankurtaran botlarından bahsetmek için geminin ateş almasını beklemezler. Çocuklarınızın size soru sormalarına izin verin ve onları dürüstçe cevaplayın.

Olmaları gereken yerde değillerse, bunun bir sonucu olmamalı mı?

Dürüst olalım. Cezadan korkan bir çocuğun dünya üzerine geldiğinde yardım ihtemesi ihtimali çok düşüktür. Kabul edelim ki zaten içinde bulundukları durum nedeniyle çok büyük hayat dersleri alıyorlar. Bu yüzden ayrıntılara çok takılmayın. Bu tüm sahnelere uyan, tek ölçülük bir çözüm değil. Her ebeveyn, her çocuk ve her durum tek, eşsiz. Sizin ailenizde uygun olan bir şey bizim ailemizde tamamen farklı olabilir ve bu da normaldir.

X Planımızı evinizde kullanmanızı öneririm. Eğer bunu uygun görürseniz çocuklarınız size teşekkür edercektir. Çocuğunuzun akşam yemeğinde sizinle birlikte gülmesi ile rehabilitasyon merkezinde altı ay geçirmesi arasındaki farkın ne kadar küçük olduğunu asla bilemezsiniz ya da (Allah korusun) daha da kötü bir şeyin…
Yine de günün sonunda en önemli şey çocuklarınızla açık, dürüst tartışmalar yürütmeniz. Güvene dayalı ilişkiler kurmaya devam edin. Bu, bizim büyüdüğümüz dünya değil. Arada bir Billy’nin evinde bira içmeye benzemiyor. Çocuklarımızın her gün yüz yüze kaldığı –yanlış verilmiş bir tek karar- ölümcül olabilir. Bana inanmıyor musunuz? Muhteşem ailelerin harika çocuklarının cenaze törenlerinde bulundum.
Arkadaşlar, bu tehlikeli bir dünya ve çocuklarımız her gün onun içinde.
Dualar, dışarıda bir yerlerde bu ebeveynlik işini –ki hiç kolay değil- anlamaya çalışan anne babalara güç ve şefkat için…Bu yazıyı paylaşman için yalvarıyorum. Çocuklarınla konuş. Eğer bu yazı bir şekilde bir çocuğun kötü bir durumdan çıkışına olanak verirse hepimiz bunun bir parçası olmanın ayrıcalığını hissedebiliriz.

Kaynak: https://bertfulks.com/2017/02/23/x-plan-giving-your-kids-a-way-out-xplan/

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

six − one =