Üniversiteli gençlerin ilham veren desteği

Bir grup üniversiteli genç, önce Samsun’daki bir köy okulunun eksiklerini giderdi. Ardından da babasını iki yıl önce kaybeden bir ortaokul öğrencisinin odasını düzenlediler. Onlar Rümeysa’ya bir oda değil, belki de bir hayat hediye ettiler…

Haberleri, “Bugün acaba ne oldu?” diye izliyoruz. Ve hep kötü şeyler oluyor… Gazetelerin üçüncü sayfalarındaki dehşet, vahşet haberlerini okuyoruz. İçimiz iyice kararıyor… Oysa hayat, sadece kötü haberlerin toplamından ibaret değil. Bir yerlerde kendileri ışık olan, ışıklarıyla umudu çoğaltan yürekler de var. Ve biz Ebeveynus olarak onların ilham veren hikayelerini de sizlerle paylaşmak istiyoruz. Bu hikayeye başlamadan önce isimlerini açıklama ve hikayelerini aktarma konusunda onları ikna etmek için uzun uzun dil döktüğümüzü de belirtelim. Yaptıklarının “reklam” olarak algılanacağından endişe ediyorlar, yapılan yardımın “gizli” kalması gerektiğinden bahsediyorlardı. Niyetleri o kadar güzel ki, yaptıklarının “reklam” değil gönülden gelen bir paylaşım olduğu daha ilk andan belli oluyor. O nedenle sözü uzatmadan hikayemize başlayalım…

İŞE OKULUN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYARAK BAŞLADILAR

Her şey, Canik Başarı Üniversitesi öğrencisi Dilara Çakman’ın Samsun’daki Çatalçam İlkokulu ve Ortaokulu’nda görev yapan Ayşe Sevtap Cengiz’e “Bir sosyal sorumluluk projesi yapmak istiyorum” demesiyle başlamış. Dilara’nın şehir merkezinden uzakta, bir köy okulu olan bu eğitim kurumunu seçmiş olması mutlulukla karşılanmış. Öğretmenler bir araya gelerek okulun ihtiyaçlarını belirlemiş: konferans salonuna koltuk, yemekhaneye masa sandalye ve okul girişine fayans döşenmesi…
Bunların ardından Dilara, “Ben bir öğrencinin odasını da düzenlemek istiyorum” deyince öğretmenler bu kez “Acaba kim olabilir?” diye düşünmeye başlamış.

RÜMEYSA’YA YENİ BİR ODA, YENİ BİR UMUT

Bu hikayeyi öğrenmemize vesile olan öğretmenler Ayşe Sevtap Cengiz ve Onur Dümen, “Bir ışık bir umut, bir umut da bir gelecek” olmaya çalışan Dilara ve üniversiteden arkadaşlarının yardım edeceği öğrencinin seçimi hakkında şunları söylüyor:
“Odası düzenlenecek öğrencinin çalışkanlığı, aynı zamanda davranışlarıyla örnek olması ve maddi olanaklarına göre seçilmesine karar verdik. Önümüzdeki yıl TEOG sınavına girecek olması da diğer bir etken oldu. Bütün bunlardan yola çıkarak belirlediğimiz isim Rümeysa Özkan. Rümeysa’nın ilkokulda okuyan ve kendisi gibi çalışkan ve örnek iki kardeşi daha vardı. Babalarını 2 yıl önce kaybetmişlerdi. Anneleri hayat mücadelesini tek başına göğüslüyordu. Biz de bu sebeple onlara ışık olmaya karar verdik.”
Keyifli ve bir o kadar güzel bir çalışma ortaya çıkmış. Şimdi gelin bu çalışmaya omuz veren üniversite öğrencilerinin emeğine bir göz atalım.

Öğretmen ve öğrenciler, mobilyaları birlikte kurdu.

Rümeysa’nın odası renklendi, şenlendi.

Perdesinden halıya, kitaplığından gardrobuna yeni bir oda, bir çocuk için umutlu bir başlangıç anlamına gelebilir.

Şimdi de bu çabaya omuz veren öğrencilerin duygularına kulak verelim…

Tuğba Özder: “Seve seve yaptık. Kendi kardeşimiz gibi çaba gösterdik. Onlar mutlu, biz mutluyuz’.’
Fırat Can Mutlu: ”İnsanların hayatında ışığı beklediği zamanlar olur. Biz de kardeşlerimize ışık olduk. Her şey birlikte çoğalır. Herkesin bir ışık bir umut bulması dileğiyle…”
Dilara Çakman: ”Yaptığımız çalışma proje olmaktan çıktı. Hayatımızın anlamı oldu. Büyük bir manevi haz duyduk. Mutlu etmek bize mutluluk verdi. Kardeşlerimize hayat yolunda bir ışık tutabildiysek ne mutlu bize…” Begüm Öge: “Böyle güzel yürekli insanları tanımış olmaktan ve bu projede bulunmaktan çok mutluyum. Herkesin emeğine, yüreğine sağlık…”
Son söz yine öğretmenlerde. Cengiz ve Dümen, “Bizler de bu kocaman yürekli çocuklara, emeklerine sonsuz teşekkürler ediyoruz. Projede yer almak hepimizi çok ama çok mutlu etti. Herkesin ışık olması umut olması dileğiyle…”

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × three =