Kardeş bulunmaz Hint kumaşı olunca

Çocuk kitapları okumayı seviyorum. Hem çocukların edebiyat dünyasında esen rüzgarlardan, doğan güneşlerden ya da kopan fırtınalardan haberdar oluyorum hem de çocuklarla kitaplar üzerine konuşma fırsatını kaçırmamış oluyorum.

Kitaplar üzerine konuşurken genellikle benim dikkatimi çekmeyen bir nokta onlara “Ama nasıl olur!” diye başlayan itiraz cümleleri kurduruyor. Fark ediyorum ki benim kanıksadığım bir durum onlar için büyük şaşkınlık nedeni.
Tüm bunları aklımdan geçirirken şöyle bir göz gezdireyim diye elime aldığım Bulunmaz Hint Kumaşı ise çocuk olmak/kalmak ve büyümek üzerine soru işaretlerine yenilerini ekledi, kimi cevapları da bulmamı sağladı.
Önce kısaca kitabı tanıyalım, değil mi? Kardeşim Bulunmaz Hint Kumaşı, “Alman çocuk edebiyatının yükselen değeri” sözleriyle tanıtılan Sahan Naoura’ya ait. Ayça Sabuncuoğlu’nun Türkçeye çevirdiği kitap TUDEM Yayınları etiketiyle okucuyuya ulaşıyor.
Çocuklar için “Mutlu olmak için neye ihtiyacımız var?” sorusuna yanıt niteliğinde olan bu kitap, aile ilişkileri, kardeş sevgisi, kariyer hırsı ve hayal gücü ile mutluluğun sırları üzerine düşündürüyor.
Kahramanımız 10 yaşındaki Anton, matematikte iyi değil ve futbolda da hiç başarılı değil. Akademik hayattaki yeri ise “zayıf aday” statüsünde. Oysa o masallara farklı sonlar yazmayı seven, müthiş geniş hayal gücüne sahip bir çocuk. Annesiyle babasanın yurtta kalan Dilip’i evlat edinmesiyle aynı yaşta bir kardeşe de sahip olan Anton, dünyayı, yaşananları ve hislerini öylesine doğallıkla ve yargıdan uzak anlatıyor ki kanımca kitabın gücü de buradan geliyor. Babasının ona yerli yersiz kızmasını da, hırsını ve öfkesini de sadece olduğu gibi anlatıyor.

Anton’un aksine rakamlarla arası müthiş iyi olan aslında Hindistanlı. Onun hayatındaki dram bile abartıdan kaçılarak tam da olması gereken kıvamda anlatılmış. Öğretmenlerinin “dahi” ev sakinlerinin “tuhaf” bulduğu Dilip ile Anton arasındaki ilişkinin doğallığı da cabası.
İmdat! Çıkarın Beni Buradan ve İmdat! Büyükanne Geri Dönüyor kitaplarının sevilen yazarı Salah Naoura’nın bu kitabı mutluluğun daha büyük evlere, arabalara değil hayata baktığımız pencereye bağlı olduğunu gösteriyor.

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

15 + 10 =