“Hikayesiz ve şiirsiz ve resimsiz ve müziksiz olduklarında da çocuklar aç kalacaktır”

“Çocuklar, sevgiye ve yiyeceğe ve temiz havaya ve oyuna ihtiyaç duydukları kadar, sanata ve hikayelere ve şiirlere ve müziğe de ihtiyaç duyar.”

Bu bilgece sözler, kitapları hakkında “parmak ısırtan hayalgücü ustalığı” yorumları yapılan ünlü İngiliz yazar Philip Pullman’a ait… İsveç’ün ünlü çocuk yazarı Astrid Lindgren –ki kendisi Uzunçoraplı Pippi kitaplarının yazarıdır- anısına verilen edebiyat ödülü 2005’te Pullman’ın olmuş… Yukarıdaki sözleri de 2012’deki ödül töreninin açılışında sarf etmiş. Bakın Pullman, sanatla ilk karşılaşmanın yol açtığı duyguyu, hissedilen açlığı nasıl da güzel anlatmış:

“Çocuklar, sevgiye ve yemeğe ve temiz havaya ve oyuna ihtiyaç duydukları kadar sanata ve hikayelere ve şiirlere ve müziğe de ihtiya duyar. Eğer bir çocuğa yiyecek vermezseniz, bunun hasarı çabucak görünür hale gelir. Eğer bir çocuğa temiz hava ve oyun vermezseniz bunun da hasarı görülebilir ama çok hızlı bir şekilde değil. Eğer bir çocuğa sevgi vermezseniz bunun zararı birkaç yıl boyunca görülmeyebilir ama kalıcıdır.
Fakat bir çocuğa sanat ve hikayeler ve şiirler ve müzik vermezseniz bunun hasarını görmek o kadar kolay olmaz. Yine de oradadır. Bedenler yeterince sağlıklıdır; koşabilirler ve atlayabilirler ve yüzebilirler ve aceleyle yemek yiyebilirler ve çocukların genellikle yaptığı gibi çok fazla gürültü çıkarabilirler, fakat yine de bir şeyler eksiktir.

Doğrudur, bazı insanlar sanatın herhangi bir türü ile karşılaşmadan yetişmişlerdir ve mükemmel biçimde mutludurlar ve iyi yaşarlar ve değerli bir hayatları vardır ve bazılarının evlerinde hiç kitap yoktur ve resimlere de pek değer vermezler ve müziğin önemini de göremezler. Evet, bu olabilir. Böyle insanlar tanıyorum. İyi komşular ve faydalı vatandaşlar.
Fakat diğer insanlar, çocukluklarının ya da gençliklerinin bir döneminde hatta ilerleyen yaşlarnıda daha önceden asla hayat etmedikleri bir şeyle karşılaşır. Bu onlar için ayın karanlık yüzünden gelen bir yabancı gibidir. Ama bir gün, radyoda şiir okuyan bir sesi duyarlar ya da içeride birinin piyano çaldığı bir evin açık penceresinin önünden geçerler ya da birinin duvarında bir resmin posterini görürler ve bu onlara o kadar sert ve yine de nazik bir darbe vurur ki başları döner. Hiçbir şey onları bunun için hazırlamamıştır. Aniden fark ederler ki yokluğunu bir dakika önce bilmedikleri bir şeyin açlığını çekiyorlardır; o kadar tatlı, neredeyse kalplerini kıracak kadar lezzetli ve tatlı bir şeyin açlığı. Ağlamak üzeredirler, üzgün ve mutlu ve yalnız ve tamamiyle yeni, tuhaf bu deneyimin onları hoş karşılayışını hissederler. Radyoyu biraz daha yakından dinlemek için gözleri kararır, pencerenin önünden ayrılamazlar ve gözlerini o posterden alamazlar. Bunu isterler; tıpkı aç bir insanın yiyeceğe ihtiyaç duyması gibi. Ve bunu asla bilemezlerdi. Hiçbir fikirleri yoktu.
Bu, şans eseri müzikle ya da resimle veya şiirle tesadüfen karşılaşan bir çocuk için de böyle. Eğer bu şansları olmazsa belki de hiç karşılaşmayacaklar ve bütün bir hayatları varlıklarından haberdar bile olmadıkları kültürel bir açlıkla geçirebilirler. Kültürel açtığın etkileri dramatik ve hızlı değildir. Çok kolayca da görünmezler.

Dediğim gibi bazı insanlar, iyi insanlar, nazik dostlar ve yardımsever vatandaşlar asla bunu yaşamaz, bunlar olmadan da mükemmel bir şekilde mutludurlar. Eğer bir gece dünyadaki tüm kitaplar ve tüm müzikler ve resimlerin hepsi kaybolsa, daha kötü hissetmezler, hatta fark etmezler bile.
Ama bu açlık birçok çocukta ortaya çıkar ve asla farkına varılmadığı için de genellikle giderilemez. Dünyanın her yerinde birçok çocuk, ruhlarını başka hiçbir şeyin sağlayamayacağı ve yapamayacağı bir şekilde besleyecek bu şeylerin açlığını çekiyor.
Kesinlikle doğru bir şekilde her çocuğun yiyecek ve barınma, eğitim ve tıbbi tedai hakkı olduğun söylüyoruz. Şunu da anlamalıyız ki her çocuk kültürü deneyimleme hakkına da sahiptir. Şunu tam olarak anlamalıyız ki hikayesiz ve şiirsiz ve resimsiz ve müziksiz olduklarında çocuklar aç kalacaktır.”

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

13 − 11 =