Dikkat eksikliğinden şampiyonluğa

Ben bir Ironman gördüm…

Çocukken en sevdiğim şeylerden biri yeni kelimeler öğrenmekti. Hani “bu kelimeyi anlamlı bir cümle içinde kullanın” ödevleri var ya, işte onlar… Ve bu ödevlerde başı sıkışan her çocuk gibi benim de kurtarıcı cümlem “Ben bir” diye başlıyordu ve “gördüm” ile bitiyordu. İşte milli triatloncu, Türkiye’yi Ironman (Demir Adam –ki bu konuya ayrıca geleceğim) yarışmalarında temsil eden Bahar Saygılı’yı görünce aklıma gelen otomatik cümle de bu oldu: “Ben bir Ironman gördüm.*

Bu şahane cümlenin öncesine gelince… Türkiye’de atletizm alanında çocuklara yönelik olarak düzenlenen en geniş kapsamlı spor etkinliği sayılabilecek “Cheetos Türkiye’nin En Hızlısı” yarışması için Enka Sadi Gülçelik Atletizm Alanı’ndaydık. İlköğretim çağındaki milyonlarca çocuk 11 ilde yapılan bölge finallerinde yarışmış, oranın kazananları da İstanbul’a gelmişti. Yarışa hazırlanan, yarışan, kazanan-kaybeden çocuklar etrafta koşuştururken oyuncu Ceyda Düvenci ve milli triatloncu Bahar Saygılı ile sohbeti koyulaştırdık.
Triatlon, yüzme, bisiklet ve koşmanın yapıldığı bir spor dalı. Bir de bunun Ironmman’i var. Yani yaklaşık 4 km yüzüyorlar, 180 km bisiklete biniyorlar ve ardından 42 km koşuyorlar. Bana da, kısaca “Helal olsun!” demek kalıyor…
Bütün bunlar çok güzel. Ama benim açımdan bu şahane sohbet, dikkat eksikliği olan küçük bir çocuğun spora başlaması, ailesinin yönlendirmesi ve desteği, hedefini belirleyerek yola koyulması gibi kalın ve güçlü dalları olan bir ağaç gibiydi…

Hadi gelin bu dalların her birinde soluklanarak ilerleyelim… Bahar Saygılı, 30 yaşında, yıllardır milli takım formasını giyen genç bir kadın. (Üstelik yaşından da daha genç gösteriyor!). Bu yıl nisan ayında Afrika’daki Uluslararası Ironman Şampiyonası’nda ikinci olmuş ve hedefi ekim ayında ABD Hawaii’de yapılacak dünya şampiyonasında yine madalya kazanmak…
Spora nasıl başlamış biliyor musunuz? Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu tanısı alınca ailesine “Bu çocuk spor yapsın” diye öneride bulunmuş doktorlar. “Çünkü” diyor, “Gerçekten durduğum yerde duramıyordum. Koltukların üzerinde geziyordum”.
Dört yaşında bale ve buz pateni ile başlayan serüveni, yüzme ile devam etmiş. Bu yaşından baktığında çocukluğunu değerlendirirken hatırladıkları şunlar:
“Ailenin çocuğu görsel olarak yönlendirmesi çok önemli. Yani benim ailemde sporcu hiç yok. Hatta ‘Niye yapıyorsun?” diyen oluyor tanıdıklardan. Ama annem her zaman yürüyüş yapan bir kadındı. Evde hiç çikolata olmazdı ben çocukken.”

Biraz oradan biraz  buradan konuşurken söz Cheetos’un bir araya getirdiği çocuklara geliyor. İki yıldır Cheetos ile birlikte projede yer alan Saygılı, “Kimin kazanacağını daha yarış başlamadan biliyorum. Çünkü kazanacak çocuk bakışından belli oluyor” diyor. Aklıma hemen “hırs” kelimesi geliyor. Oysa o, kazanacak çocuğun gözünde hırsı değil odaklanmayı gördüğünü söylüyor:
“Her çocuğun odaklanması farklı oluyor. Kimisi konuşuyor, ağzına vuruyor. Yarışma öncesinde. Ben esnerim mesela. Yarış öncesi ağzımı kapatamam. Odaklanan çocuk yarış öncesi kendini çevreden izole ediyor. Ne annesinin sesini duyuyor ne antrenörünün. Ne de etraftaki çocukların bağırışından etkileniyor. Bence hırstan ziyade azimli olmayı öğrenmeli çocuk. Çünkü antrenörün ‘Hadi bas’ demesi götürmüyor çocuğu. O çocuk odaklandığı için oluyor.”

Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü’nden mezun olan Saygılı, yüksek lisansını da aynı üniversitenin Sağlık Bilimleri Enstitüsü Hareket ve Antrenman Anabilim Dalı’nda yapmış. Yani işin teorik kısmıyla da yakından ilgileniyor. Eğitim veriyor ve çocuklarla hep bir arada. “Bizim çocukluğumuz sokakta geçti. Benim dizlerim hep yara bere içindeydi çocukken de. Ama şimdiki çocuklar böyle değil” diye başlandığında sonraki sözler anne babalar için birer çuvaldız haline geliyor:
“Çocukları açık alanda tutmak önemli. Türkiye’de yaşayan yabancılar çocuklarını alıp sahile, ormana götürürken biz alıp alışveriş merkezlerine götürüyoruz. Bence çocukları spora yönlendirmeden önce hareketliliği sağlamak gerekiyor.Biz daha hareket etmiyoruz. Burada çocuk arabaya biniyor, evine gidiyor.”

Sonraki cümleler öyle dikkat çekici ki önlerine birer yıldız koyuyorum.

* Çocuklar her şeyi çok kolay elde ediyorlar.

* Bizim çocukluğumuzdaki kadar bir şey yok hayatta var olma amaçları yok.

* Çocuklara her istediğini almak da kötü.

* Diyelim ki yüzmeye başladı. İstediği pembe boneyi mesela biraz devam edince alın.

* Benim milli takıma girme sebebim milli takım tişörtünü almaktı. Tek amacım buydu. Çünkü bir ablanın üzerinde görmüştüm.

* Anne babalar çocuklarına kendi hırslarını yüklüyor.

* Velilerin tercihi çok önemli. Dersler mi, spor mu? Kastıracak mısın yoksa sosyal bir birey mi olacak?

* Dünyanın en iyi sporcularının hepsi mecbur kalıp başarılı olmuştur. Ben 14 yaşından bu yana devletten maaş alıyorm. En son lisede harçlık aldım ailemden. Şu an kendi imkanlarımla yaşıyorum.

* Dünyanın her yerinde sporda başarılı çocuklar bu şekilde yetişiyor. Hiçbiri iyi gelirli aileden gelmiyor.

İŞTE EN HIZLILAR

Günün sonunda Türkiye’nin her yerinden gelen 400 çocuk arasından kendi yaş kategorilerinde birinci gelen toplam 10 çocuk, “Türkiye’nin En Hızlısı” unvanına sahip oldu. Oyuncu Ceyda Düvenci ve sporcu Bahar Saygılı da en hızlılarla birlikte poz verdi.

​​Bizim sohbetimize “Evet evet” diye onayladığımız cümlelere, yarışları başlatan atışlar, ailelerin “Hadi hadi!” sesleri, çocukların yüzünde beliren hayal kırıklığı ya da zafer arasında değişen duygu ifadeleri eşlik etti. Günün sonunda Türkiye’nin her yerinden gelen 400 çocuk arasından kendi yaş kategorilerinde birinci gelen toplam 10 çocuk, “Türkiye’nin En Hızlısı” unvanına sahip oldu. Yarışmada dereceye giren minikler, madalyalarını ve ödüllerini, İstanbul Atletizm İl Temsilcisi Salih Nathur ve PepsiCo Türkiye Yiyecek Pazarlama Müdürü Gizem Turan’ın katılımıyla düzenlenen ödül töreni ile aldı. Ardından yarışmaları değerlendiren Ceyda Düvenci, bu önemli spor organizasyonunun bir parçası olmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti. Çocuklara her şeyden önce spor ve hareketli yaşam kültürü aşılanması gerektiğine inandığını ifade eden Düvenci, bu amaca hizmet eden Cheetos Türkiye’nin En Hızlısı Yarışması’nın çok önemli bir eksikliği doldurduğunu söyledi. Şimdiden adlarını burada sıralayalım ki, ileride biz onları tanıyoruz diyebilelim…

Şampiyonların listesi

10 yaş Eskişehir’den Elif Aydın ve İstanbul’dan Kaan Kaymak
11 yaş İstanbul’dan Selen Bozok ve Tokat’tan Abdülkadir Ateş
12 yaş Gaziantep’ten Beyzanur Seylan ve İstanbul’dan İsa Hasanoğlu
13 yaş İzmir’den Simay Özçiftçi ve Emir İlbasan
14 yaş Ankara’dan Selen Temurer ve Kayseri’den Ferhat Ayar

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

four × four =