Çok eskiden ben…

Her şey bir bütün değil mi? Biz sadece akıldan, bedenden ya da ruhtan ibaret olmadığımıza, üçünün mükemmel uyumu olduğumuza göre anneliğe bakış açımızı da buna göre belirleyemez miyiz?

Henüz çocuğum doğmadan, ben büyükşehirde yaşayan sıradan bir beyazyakalı iken bu soruları sorsaydınız tek kaşımı kaldırıp “Bırakalım bu ‘simyacı’ konusunu da işimize bakalım” deyip güler geçerdim. Sonra anne oldum. Önce bildiğim yoldan gideyim dedim. Ama sonra her çocuk annesine rehber olurmuş öğrendim. Benim çocuğum da beni kendime giden yola soktu. O yolda eskiden olduğu gibi hem sağ beynimden faydalanıyorum hem de bütünselliğe götüren sol beynimden.

İşte bu köşede yazmam istenince hatta emrivaki yapılınca, uzun arkadaşlık yılları olunca arada, hiç düşünmeden evet dedim. İsim ararken de kendime kulağa pek hoş gelen “holistik” kelimesini kullanayım dedim. Efendim holistik, bütünsel demek. Aslında bir tedavi şekli. Yani kişiyi fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak bütün olarak görüyor. Terapinin amacı da sinir, stres ve duygusal olaylardan kaynaklanan hastalıkları tedavi etmek. Ben burada terapi yapmayacağım pek tabii ki. Amacım sizi bu bakış açısına sahip kişilerle, kitaplarla, haberlerle buluşturmak.
Bu ilk yazı, kısa olsun. Birbirimize ısınalım, yeniden merhaba demek üzere, şimdilik hoşça kalın…

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

12 + 20 =