Çocuk yüzlerce şeyden oluşur

Pınar’ın tam 35 yıldan bu yana sürdürdüğü Uluslararası Çocuk Resim Yarışması Sanat Haftası, bu kez 7 ülkeden 27 çocuğu buluşturdu. Büyükada’daki Splendid Otel’de bir hafta boyunca, sanat konuşuldu. Çocuklar atölye çalışmalarında yaratıcılıklarını sergilediler, ardından da havuzu kahkahalarıyla çınlatıp oyunlarıyla şenlendirdiler.

Uzunca bir süredir izlediğim kimi kez de anne çocuk köşesi yazarı olarak katıldığım sanat haftasının bu yıl benim açımdan farklı bir özelliği daha vardı; çocukları ya da öğrencileri sanat haftasına gelen anne babalar ve öğretmenlerle 21. yüzyılda ebeveyn olmak, çocuklarımızın yaratıcılıklarını geliştirmek için alanlar açarken hem onları hem kendimizi beslemek üzerine konuştuk, deneyim paylaşımında bulunduk. Bu sohbetin ayrıntılarına gireceğim ama önce resim yarışması ve sanat haftasında neler olup bittiğini hatırlayalım.

Türkiye’nin yedi bölgesinin yanı sıra KKTC, Almanya, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Suudi Arabistan’dan 50 bine yakın resmin katıldığı 35. Pınar Resim Yarışması’nda sanat haftasına kazılmaya hak kazanan kazanan 27 çocuk, Büyükada’da bir araya geldi. Ressam Prof. Ergin İnan ve Ressam Prof. Zahit Büyükişliyen gözetiminde atölye çalışmalarına katılan çocuklar, sanatla dopdolu bir hafta geçirdi.

50 bine yakın resmin katıldığı 35. Pınar Resim Yarışması’nda sanat haftasına kazılmaya hak kazanan kazanan 27 çocuk, Büyükada’da bir araya geldi.

Sanat haftasının son gününde gerçekleştirilen ve Yaşar Holding Gıda İcra Başkan Yardımcısı Levent Dağhan’ın katılımıyla gerçekleşen ödül töreninde, dereceye giren çocuklara ödülleri takdim edildi. Pınar’ın çocukların hem zihinsel hem de bedensel gelişimlerine destek olmayı ilke olarak benimsediğini vurgulayan Dağhan, ödül töreninde şunları söyledi:

“Çocukları seviyor ve önemsiyoruz. Uzun yıllar önce çocuklarımıza, yaratıcılıklarını ortaya koyup geliştirecekleri bir platform sunmak üzere bir yola çıktık. Bu yolda her zaman kılavuzumuz, onların hayalleri oldu. Yarışmamıza ilgi her geçen yıl çığ gibi büyüyor. Geçen yıllarda Türkiye’nin yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Almanya’dan başvurular alıyorduk. İlk kez 2015 yılında Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’dan da çocuklar, Pınar Resim Yarışması’na katıldı. Bu yıl da Kuveyt ve Suudi Arabistan’ı da ekleyerek yarışmamızın ulaştığı ülkeleri daha da büyüttük. Bu yıl resim yarışmamıza 46 bin 992 eser katıldı. Aynı zamanda bu yıl bir ilki gerçekleştirerek özel eğitim veren okullarda eğitim gören çocuklarımıza da ulaştık. Bize gönderilen her resim geniş bir hayal gücünün ürünüydü. Jürimiz aralarından seçim yapmakta epey zorlandı. Bugün dereceye giren 27 öğrencimizi kutlarken, gelecek yıllarda bu sayının daha da artmasını diliyorum. Pınar Ailesi olarak, bundan sonra da çocuklarımızın bedensel ve zihinsel gelişimleri için çalışmaya devam edeceğiz.”

MARMARA BİRİNCİ SIRADA

Gelin, sanat haftasından önceki süreci de şöyle bir hatırlayalım… Pınar Çocuk Resim Yarışması’na, bu yıl en çok resimle katılan bölge Marmara olmuş. Marmara Bölgesi’nden toplam 9 bin 087 adet resim gönderilmiş. İkinci sırada ise 6 bin 480 resimle Ege Bölgesi yer alıyor. Gelecek için hayallerini resimle ifade eden çocukların resimleri, Prof. Ergin İnan önderliğinde bir ön jüri tarafından değerlendirildi. Ön eleme sonucunda 2. elemeye kalan 7 bin 097 resim başta ressam Prof. Ergin İnan olmak üzere, Prof. Zahit Büyükişleyen, Gazeteci İhsan Yılmaz, Gazeteci Aysun Öz, Gazeteci Ferhan Kaya Poroy ve Gazeteci Aslı Örnek tarafından incelendi. Çeşme Altınyunus Otel’de bir araya gelen seçkin jüri üyeleri Türkiye çapında her coğrafi bölgeden 3 öğrenci, KKTC, Almanya, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Kuveyt’den 1’er öğrenci olmak üzere toplam 27’şer asil, 27’şer yedek öğrenci belirledi. Özel eğitim veren okullarda okuyan öğrencilerin resimlerinden de 3’ü Samsung Tablet ve 6’sı profesyonel resim malzemelerinden oluşan çanta kazandı.
Sanat Haftası boyunca başarılı çalışmalarından dolayı Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı aracılığı ile bir yıl boyunca burs ödülü kazanan çocuklar ise Taylan Örs, Selcen Türkmen ve Turan Salih Şahin oldu.

Çocukları sanat haftasına katılmak için seçilen anne babalarla bir araya geldik.

Çocuklar, Sanat Haftası boyunca Splendid Otel’de anne babaları ya da öğretmenleriyle birlikte konuk edildi. Ve bu yılki etkinliklerde ben de onlarla bir araya gelerek 21. yüzyılda anne babalık, potansiyelimizi fark etme ve değerlendirme konusunda çocuklarımıza yardımcı olabilmek, onların kendilerini geliştirebilecekleri, yaratıcılıklarını artırabilecekleri alanları açmak gibi konularda paylaşımda bulunmaktan büyük mutluluk duydum. Türkiye’nin her bölgesinden, dünyanın farklı ülkelerinden gelen anne babaların kaygılarının da, mutluluklarının da “ortak” olması, yaşadığım bir olayı anlatırken gözlerinin ışıldayarak “Bizde de aynısı olmuştu” diyerek coşkuyla araya girip kendi başlarından geçenleri dile getirmeleri… Sohbetimizi bittikten sonra yanıma gelen, “Dikkat eksikliği ile ilgili anlattığınız konu aynı benim başıma gelen şey. Oğlum çok yaramaz diye hep uyarılıyordu, hep uyarılıyordu. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu var. Ama bu yarışmayı kazandı ve ben o kadar mutluyum ki! Yaramaz diyenlere bu yarışmayı kazandığını anlatıyorum” derken gözleri dolan Mersinli anne… Öğretmen adayı olan gençlere ders veren ve onların yılgınlığını aşmak için “Birlikte neler yapabiliriz?” diye soran öğretmen… “Siz bugün burada birçok kişinin yüreğine dokundunuz” diyenler… Toplantı sonrası havuz başında tanıştığımız aslen Hindistanlı olan Dubai’de yaşayan ve oğlu Birleşik Arap Emirlikleri kazananı olarak Büyükada’ya gelen Shibi Mathew… Sık sık bakışlarımızla “Evet evet”lerimizle birbirimizi desteklediğimiz, yalnız olmadığımızı hissettirdiğimiz tüm katılımcılar… Ve elbette bana bu fırsatı veren Pınar yöneticileri… Hepinize sonsuz teşekkürler…

ÇOCUK YÜZLERCE ŞEYDEN OLUŞUR

O günün en etkileyici hatıralarından biri de alternatif eğitim modellerinden Reggio Emillia’nın kurucusu Loris Malaguzzi’nin yazdığı şiirini okuduğum anlara ait. Şöyle diyor Malaguzzi:

Çocuk
Yüzlerce şeyden oluşur
Çocuk
Yüz dile
Yüz ele
Yüz düşünceye
Yüz düşünce tarzına
Oyun oynama ve konuşma biçimine sahiptir
Yüz, tamı tamına yüz
Farklı biçimde dinler,
Hayran olur ve sever.
Yüz farklı neşe duyar
Şarkı söyleyince ve anlayınca
Yüz dünyayı
Keşfetmek için
Yüz sözcüğü.
Yüz dünyayı
Yaratmak için
Yüz dünyayı
Hayal edince.
Çocuk
Yüz dil konuşur
(Yüzlerce dil daha konuşur.)
ama doksan dokuzunu çalarlar.
Okul ve kültür
Kafayı bedenden ayırır.
Çocuğa derler ki
Ellerin olmadan düşüneceksin.
Kafan olmadan dinleyecek ve konuşacaksın.
Neşe duymadan anlayacaksın.
Sadece yortu ve noel zamanı
Sevip hayretle dolacaksın.
Derler ki çocuğa
Çoktan keşfedilmiş dünyayı keşfe çık.
Ama yüz taneden doksan dokuzunu çalarlar.
Çocuğa derler ki
İşle oyun,
Gerçekle fantazi,
Bilimle hayal,
Gök ve yer
Mantık ve rüya
Bir arada gitmez.
Çocuğa derler ki
Yüz tane şey yok.
Çocuk şöyle yanıt verir:
Olamaz. İşte yüz orada.

Bence biz o gün, içimizden, yeniden ve yeniden, çocuklarımızın sahip oldukları *yüzü” korumalarını sağlamak için kendimize söz verdik…

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × 1 =