Çocuk, yetenek ve sivil toplum

Pedagog Banu Sözen, kucağında bir çocuk ile.

Yine üç kelime ile başlayalım röportajımıza.
Bazen bu üç kelimeden ikisi beni hem ürkütüyor hem de şaşırtıyor. Neden derseniz, hemen izah edeyim.

Yaş gözetmeksizin çocuklu ailelerimizi gözlemlemek benim için inanılmaz derecede eğitsel ve keyifli bir süreç. Lakin bu keyifli aşamalar bazen ürkütücü ve şaşırtıcı olabiliyor.

Ailelerimiz çocuklarına zorla yetenek bulmaya çalışır gibi bir yarış içinde olabiliyorlar. Çocuğun bu mücadeleden elbette hiçbir haberi yok. Sevimli çocuğumuzun temel sorumluluğu ise hem yüzebilmek hem çizebilmek hem söyleyebilmek hem parmak uçlarında yükselebilmek hem düşünebilmek hem tasarlayabilmek hem…
Bu anlatımlar maalesef böyle devam ediyor.
Bu süreçte anne-baba-çocuk bir çeşit gürültü ve patırtının içine giriyor. Anne ve baba ise mutlaka birinden birine yeteneği olduğu etiketini duvara asmak zorunda.
Zor bir durum. İşte bu süreçleri izlemek şu açıdan ürkütücü; çocuk çok kibar ve naif bir şekilde zorlanıyor bu süreçte, yıpranıyor. Fakat o zaman diliminde yine de anne ve babanın isteklerine cevap vermek için çok özenli.
Ve çoğu zaman anne ve baba bunu görmüyor. Zira anne ve babanın tek görmesi gereken yetenek etiketi.

Peki ne yapmak gerek? Peki bunun sivil toplum ile bağlantısı nedir?
Elbette ki yine bir uzmanımız ile bu soruların cevabını bulacağız.

Pedagog Banu Bingöl ile birlikteyiz. Kendisi Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı çatısı altında hizmet veren Aile Danışma Merkezi’nin Müdürü olarak Vakıfta 10 yıldır çalışıyor.

  • Banu hanım, merhaba. Ebeveynus’a hoş geldiniz. Her çocuğun yeteneği var mıdır Banu hanım? Onu bulmak zorunda mı ailelerimiz?
  • Öncelikle çok sevdiğim bir sözü paylaşmak istiyorum. “Çok iyi biliyorum ki benim yeteneğim özel değil. Beni fikirlerime götüren, merak, sabit ilgi, inatla tahammül etme ve kişisel sorgulamadır. “ Albert Einstein

Her çocuk yönelim ve yetenekleriyle doğar. Çocuk, ailesini bu yönde kendi kendine yönlendirmeye çalışır. Okul öncesi dönemde ise yönelimleri daha karmaşık alanlara doğru eğilir.
Çocuklar, merak duydukları aktiviteleri tercih ederler ve bunlar daima desteklenmelidir.
Çocuklarda yeteneklerin keşfi konusunda sanat dallarına yönelik eğilimler diğer yetenek alanlarına göre daha önceden fark edilmektedir (müzik, dans, tiyatro ve resim gibi).
Ayrıca matematik, dil, yaratıcılık gibi rahat tespit edilebilen yetenek alanları da mevcuttur. Bazı yetenek alanlarının ise fark edilmesi için gerekli fiziksel, sosyal beceri ortamının hazırlanması gereklidir. Örneğin sıfırdan bir ürün tasarlama vb.
Her türlü konuya ilgi göstermek önemlidir. Çocukların kendilerini bulmak, yeteneklerini keşfetmek için yönlendirilmeye ihtiyaçları vardır. Aileler çocuklarının mutlaka bir yeteneği olsun isterler ve pek çok alanda çocuklarını zorlayabilirler. Burada önemli olan var olan yetenek potansiyeli ortaya çıktıktan sonra çocuğun o alanda ilerlemesine, çocuğun isteği ile yol açabilmektir.
Çocuğun ihtiyaçları önemli bir olgudur. Ebeveynlerin, çocuğun yapmaktan keyif aldığı şeyleri yapmasını sağlamak, bir çocuk için oldukça önemlidir.
Kısaca şöyle özetleyelim, ailelerimiz yönelim ve yetenekleri birbirine karıştırmamalıdır. Bu karışıklık çocuğu zorlayabilir ve mevcut becerilerinden uzaklaştırabilir.

  • Yetenek nasıl tanımlanır Banu Hanım?
  • Yetenek, en sade haliyle bir kimsenin, bir şeyi anlama ya da yapabilme kabiliyeti olarak tanımlanır. Yeteneği ayrıca, kişinin belli bir eyleme karşı doğuştan getirdiği yatkınlık, o eylemi yapmaya yarayan fiziksel, zihinsel ve ruhsal özelliklerinin geliştirilmeye ve üzerinde çalışılmaya uygun olması şeklinde izah edebiliriz.
    Yetenek çeşitlilik arz eder. Herkesin birden fazla yeteneği olabilir. Ancak bunların fark edilmesi ve işlenmesiyle de gelişme gösterir.
  • Anne babalara düşen görevler nelerdir, bu yetenek mücadelesi sürecinde nerelerde hata yapıyoruz ?
  • Her çocuk gelişimsel ve ilgi alanları olarak birbirinden farklıdır. Ne mühim bir kabuldür bu. Ebeveynlerin düştüğü en büyük yanılgılardan biri çocuklarını kıyaslama yapmalarıdır. Çocukları sevmedikleri şeyleri yapmaya zorlamak var olan veya oluşmakta olan yetenek ve ilgisinin kaybolmasına ya da silikleşmesine sebep olabilir. Ebeveynler çocukların değişik etkinliklere katılmasını sağlayarak kendi ilgi alanlarını keşfetmelerine yardımcı olabilirler.

Ebeveynlerin çocukları ile geçirdikleri zamanlar çok değerlidir.

Çocuk ile birlikte kaliteli zaman geçirme, ebeveynlerin konu ile ilgili kararlı ve tutarlı olmasıyla daha da önem kazanır. Geçirilen zamanın çocuğun ilgi ve yeteneklerinin açığa çıkarılmasında çok önemi vardır ve çocuğun yeteneğini keşfedeceği alanı sağlaması gereklidir. Kaliteli zaman kavramını biraz açacak olursak çocuğu ile birlikteyken ailenin ona zorla bir şeyler yaptırmaya çalışmasını kastetmiyoruz.

Örneğin; her akşam çocuk uykuya yatmadan kendisine sevebileceği bir kitap okunması çocuğun hem anne ve babasıyla keyifli vakit geçirmesine hem de kitapları ve okumayı severek dil ve ifade yeteneğini gelişmesine faydası olacaktır.
Çocuk ile birlikte ilk yaşlardan itibaren yapılacak sportif ve bedensel aktiviteler motor yeteneklerinin gelişmesine yardımcı olacaktır.
Çocukların yaptığı sanatsal faaliyetlerde boyaları ya da diğer resim malzemelerini özgürce kullanmalarına izin vermek lazımdır.
’Siyah bulut olmaz çocuğum” gibi cümleleri çok sık duymaktayız. Oysa çocuk orada hem yaratıcılığını ortaya koymakta hem de duygusal ihtiyaçları konusunda bize ipuçları vermektedir.
Kısacası ebeveynler, çocuklarına yeteneklerini ve ilgi alanlarını keşfetmelerinde ve geliştirmelerinde çeşitli etkinlikleri “birlikte uygulayarak” yardımcı olabilirler.

Müzik oyuncaklarıyla oynayan küçük bir kız çocuğu

Ebeveynlerin çocukları ile ilgili yaptıkları gözlemlerin sonucuna göre aktivite belirlemeleri gerekir.

  • Kendisini sözel olarak iyi ifade eden çocuklar hikâye canlandırmaya, yaratıcı drama çalışmalarına, hikâye oluşturmaya, soru sormaktan hoşlanan çocuklar ise gözlem yapmaya ve neden sonuç ilişkisi kurmaya yönlendirilmelidir.
  • Hareketli çocuklar spora, müzik ve danstan hoşlanan çocuklar ise enstrüman çalmaya ve dans etmeye yönlendirilmelidir.
  • Oyuncaklarla 1-2 gün oynadıktan sonra onları parçalayarak inceliyorsa deney ve maket yapımına başlanmalıdır.
  • Örneğin bir çocuk duvarlara resim yapıyorsa, büyük boyutlarda kağıtlar kullanılmalı, boyalar çeşitlendirilmelidir.
  • Aileler kendi başlarına yetenek mücadelesi yerine ne yapmalılar Banu Hanım?
  • Çocuklarındaki farklılığı ilk fark eden ailelerdir.
    Fakat önce şunu kabul etmeliler. “Farklılık olmak zorunda değil.”
    Eğer bir farklılık var ise çocuk kendi yöntemleri ile ailesini zaten bilgilendirir. Çocuğun keyif aldığı bir yönelimi olabilir, bu yetenek değildir, fakat ondan keyif alır, çocuğun kişisel gelişimini destekleyebilir. Farkı görmek gerekir.
    Çocuklarının farklı ortamlarda ya da diğer kişilerin yanında davranış stilleri, olaya bakışları, yorumlayışları ya da ortaya çıkardığı üründen diğer yaşıtlarına göre farklı olduklarını algılayabilirler.
    Bebeklere doğumdan itibaren doğru ve düzenli gelişim takibinin yapılması, doğuştan getirdikleri yeteneklerinin fark edilmesi açısından önemli bir ipucu sağlar.
    Burada iyi bir gelişimsel takip ve erken müdahale yetenek gelişimini destekler.

Bir sivil toplum kuruluşu olan Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı’nda bulunan TSÇV Aile Danışma Merkezi’nde, doğumdan itibaren dezavantajlı çocuklar dışında, bebek ve çocukların becerilerinin gelişim takibi de yapılmaktadır.

Gelişimin hızla devam ettiği erken çocukluk döneminde bebek ve çocuğun el becerisi, hareket, dil, bilişsel ve sosyal alanlarda gelişimleri değerlendirilir. Bu değerlendirmeler ile bebek ve çocuğun bütün becerilerinin yaşıtlarına uygun olduğundan ya da özel bir yeteneği var ise ortaya çıkarılması desteklenir.

Gelişim takibi programı ihtiyaca göre özel eğitimci, çocuk gelişim uzmanı, psikolog, fizyoterapist ve nöroloji uzmanları tarafından yürütülmektedir.
Erken dönemde müdahaleyi önemseriz.
Konusunda uzman ekibimizle Bebek ve çocukların tipik gelişiminde ilk üç yılda gelişen becerilerini öğrenmelerini sağlamaya odaklanırız.

Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı Alie Danışma Merkezi görevlileri

  • TSÇV Aile Danışma Merkezi olarak çocuk ve yetenek başlığında ailelerimize duyurmak istediğiniz bir mesajınız olabilir mi?
  • Yeteneksiz çocuk yoktur, yetenekleri ortaya çıkarılmamış çocuk vardır.
    Ve asla unutulmamalı, yetenek bir şeyi anlama ya da yapabilme kabiliyetidir. Bambaşka beceriler katmak zorunda değilsiniz. Çocuğu kıyaslamayın. Onu keşfedin. Bu sebeple onunla vakit geçirin.
    Çocuklarınızla oynayın. Çünkü oyun çocuğun içindeki potansiyeli çıkaran en önemli araçtır. Çocuğun en yalın haliyle kendini ortaya koyduğu alandır.

Merkezimizde kendileri ile çalışmaktan mutluluk duyduğum ekibim, psikoloğumuz, çocuk gelişim uzmanımız, özel eğitimcimiz, nöroloğumuz, fizyoterapistlerimiz ile sorularınıza cevap bulmaktan mutluluk duyarız.

Hep birlikte inceleyelim sevgili Ebeveynus takipçilerimiz www.tscv.org.tr

Belgin Ergül
TURMEPA Gönüllü ve Gönüllü Projeleri Yönetmeni

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

four × one =