Alınarak değil, verilerek sunulan hediyeler

Önemli günler, haftalar için yazarken bir düşüneceğime on düşünüyorum. Birinin varlığını kutlarken öbürünün eksikliğine vurgu yapmanın, en hafifinden kaş yaparken göz çıkarmanın alemi yok.

Hele de kutlanası önemli gün ve haftalar hakkındaki düşüncelerim az buçuk farklı olunca… Sevginin kutlamasının ederi maddi olarak ölçülebilen hediyelerle sınırlı kalması mesela, fena halde can sıkıcı bence. Çok da at gözlüğüyle bakmayayım diye kendi kendime “Tabii o hediyeler de özenimizin, sevgimizin işareti olabilir” diyorum. Ama bu cılız ses pek de inandırıcı gelmiyor. Yine de annesinin gününü ona aldığı milyon dolarlık mücevherlerle kutlayan, dünya turuna çıkaranlara bir şey de diyemem tabii. Nokta yani. Anneler Günü ile ilgili yazmaya oturduğumda “alınarak değil, verilerek sunulan hediyeler” üzerine kafa yoruyorum. Emeğin, zamanın hediyenin belki de en büyüğü olduğu düşüncesine sarılıyorum. Tamam, annelerimizle elbette vakit geçiriyoruz ve geçirelim; bir anne olarak çocuklarımızla elbette vakit geçiriyoruz ve geçirelim. Öyle ama geçirdiğimiz bu zamanın ne kadarının farkındayız! Ne kadarında tam da oradayız! Oğlumuzun ya da kızımının sorduğu soruya cevap verirken zihnimde resmi geçit yapan düşüncelerin bir ucu, eminim sizin de kafanızdadır. Ya da anneyle telefon görüşmesi yapılırken “Bu hafta gelebielecek misiniz?” sorusuna gayrihtiyari verilen “Tabii anne, kesin geliyoruz” sözünden beş dakika sonra akla gelen iş toplantısı ya da çocuğunuzun kursu, kaçımızın ortak anısı olabilir? İlk başta ben kaldırıyorum parmağımı.

ANNEMLE KAFA KAFAYA

Pera Eğitim, anne ve çocukları bir araya getirip masal diyarlarında dolaştıran bir etkinlik düzenliyor.

Yer gök “farkındalık, anda kalma” diye inlerken ben çuvaldızı kendime batırayım dedim. Bunlar üzerine kafa yorarken de posta kutuma düşen “Annemle kafa kafaya” etkinlik haberi yüzümde gülümsemeye yol açtı. Tamam, ben biz gidemeyeceğiz o gün bu etkinliğe. Kızımın arkadaşlarının doğum günü kutlaması var. Bunu tam da şu anda hatırladığım için kendimle gurur duyuyorum. Ama Anneler Gününü, anne ve çocuğun bir arada sanat yaparak, üreterek kutladığı bir etkinlik fikri kalbimi çaldı. Tam da “anda kalmak”tan bahsederken sanattan daha iyi bir araç olabilir mi? Üstelik çocuğumuzun o şahane dünyasına göz atma, hatta balıklama içine dalma şansını bulacağız yeniden…

Sözü çok uzatmadan hemen detaylara geçiyorum. Efendim, etkinliği Pera Müzesi’nde atölyeler gerçekleştiren Pera Eğitim düzenliyor. Anne ve çocukların bir arada keyifli bir müze deneyimi yaşamalarını amaçlanıyor. Katılımcıları masallar aracılığıyla beynin gizemlerine doğru bir yolculuğa çıkıyorlar, beynin farklı bölümlerini öğrenirken farklı ülkelerden, farklı masallar ve müzikler duyuyorlar. Eğlenceli bir konserle son bulan “Annemle Kafa Kafaya” programı, 14 Mayıs Pazar günü 4-6 yaş grubu için 12.30-14.30, 7-12 yaş grubu için 15.00- 17.00 saatleri arasında ve ücretsiz.

Şimdi diyeceksiniz ki bu yaş grubundaki çocuklar, bu etkinlik için plan yapamaz. O zaman siz yapın. Bu Anneler Günü’nü de kafanıza göre kutlayın. Fena mı olur!
Tamam hediye almak üzerine biraz ahkam kesmiş olabilirim ama Pera Müzesi’ndeki Artshop’tan takı alışverişi yapmak isteyenlere de yüzde 20 indirim fırsatı sunuluyor. Takınızı alıp biraz soluklanmak isterseniz aynı indirim oranı Pera Cafe’de geçerli…
Detaylı bilgi için egitim@peramuzesi.org.tr adresine mail gönderebilir, http://www.peramuzesi.org.tr sitesini ziyaret edebilirsiniz.

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty + 16 =