“Açmamız gereken çok kalp var!”

Özel Olimpiyatlar Türkiye Ülke Direktörü olan Didem Ünsür

Sevgi… Kabul… Motivasyon… Keşfetmek… Paylaşmak…
Ne değerli kelimeler değil mi? İçinde bulunduğumuz yüzyılda artık hakkında konuşmaya vakit bile ayıramadığımız, hatta belki de sohbet için çok basit bulduğumuz konu başlıkları. Bu ay tanımlar, kelimeler ile çok kısaca yüzleşmekte fayda var diyor ve ekliyorum…
Bir tanım var ülkemde “özürlü”.
Unutun bunu.
Bir başka tanım daha var “engelli”.
Bunu da unutun.
Her ikisi yerine de “özel gereksinimli” tanımını kullanın. Bunun kullanılması için çaba gösterin.
Ve sevgi, kabul, motivasyon, keşfetmek, paylaşmak kelimelerini de bu tanımın yanına alarak adım atın.

Özel Olimpiyatlar, özel gereksinimi olan çocukları yakın çevrelerinin dar sınırlarından çıkarıp yaşamın akışına çekiyor.

Özel eğitim gereksinimi olan bireyleri, yakın çevrelerinin dar sınırlarından çıkarıp yaşamın akışı içine çekmek, diğer bireylerle spor ve sosyal alanlarda bir araya gelmelerini sağlayarak, onlara toplumda saygı gören yararlı ve üretken bireyler olabilme fırsatı vermek, onların varoluş nedeni. Gönüllüleri ile çok değerli adımlar atıyorlar ve bu adımlar Gönüllüleri için de çok mühim bir kazanım ve örnek oluşturuyor.
Uzun yıllardır ülkemiz sivil toplum kuruluşlarında çalışarak değerli projeler ve işbirliği fırsatları yaratan ve şimdi de Özel Olimpiyatlar Türkiye Ülke Direktörü olan Didem Ünsür bu ay konuğumuz oldu. Kendisi ile uzun uzun konuştuk, paylaştık. Gelin birlikte bakalım…

Didem Hanım ülkemizde özel eğitim gereksinimli bireylerin katılımı ile boy gösterdiğimiz “Toplumsal Fayda” kavramı ülkeler ile kıyasladığınızda sizce hangi eşikte?

Diğer ülkelerle kıyaslama yapmak için tabii ki ABD ve bazı Avrupa ülkelerini işin dışında bırakarak bir değerlendirmeye başlamak gerekir. Çünkü bu ülkelerde tahmin edeceğiniz gibi yapılan çalışmalar, toplumsal hayata katılım ve farkındalık oldukça gelişmiş düzeyde. Dünyanın kalanına baktığımızda ise aynı ülkemizde olduğu gibi özel eğitim gereksinimi olan bireylere yönelik ayrımcılık, damgalama ve sosyal hayattan dışlanma maalesef hala fazla… Bu nedenle Special Olympics’in global vizyonunda “Spor yoluyla özel sporculara karşı kalpleri ve zihinleri açarak dünyanın her yerinde kapsayıcı, dahil edici topluluklar yaratmak”tan bahsediliyor. Biz de Özel Olimpiyatlar Türkiye olarak faaliyetlerimizi bu vizyon çerçevesinde şekillendiriyoruz. Yani hala yapmamız gereken çok şey, açmamız gereken çok kalp var…

Özel Olimpiyatlar Türkiye kimdir ve sizler özel eğitim gereksinimli bireyler için neler yapıyorsunuz?

Özel Olimpiyatlar Türkiye, tüm dünyada yer alan, hatta dünyanın en yaygın sivil toplum kuruluşu ve en büyük amatör spor organizasyonu diyebileceğimiz Special Olympics’in bir parçası olan Dernek statüsünde bir sivil toplum kuruluşudur. Türkiye’deki özel eğitim gereksinimi olan bireylerin, spor yoluyla diğer bireylerle bir araya gelmesini, kaynaşmasını, sosyal hayata katılmasını sağlamak üzere, 1982 yılında Prof. Dr. Hıfzı Özcan ve Sakıp Sabancı’nın önderliğinde derneğimizin temelleri atılıyor. 2002 yılından itibaren de Dilek Sabancı’nın Onursal Başkanlığında Türkiye Özel Sporcular Eğitim ve Rehabilitasyon Derneği (TÖSSED) çatısı altında faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

Özel eğitim gereksinimi olan bireyler -ki biz onları özel sporcular olarak adlandırıyoruz- ile diğer bireyleri bir araya getirdiğimiz birçok proje ve etkinliğimiz var.

Dilek Sabancı’nın desteği ile Birleştirme Projesi adında İstanbul, Adana, Ankara, Samsun ve İzmir’de çok keyifle giden bir proje yürütüyoruz. Bu projede özel sporcularımız ve diğer bireyler birlikte karma spor etkinlikleri yapıyorlar.

Dilek Sabancı Karma Futbol Projemiz ile Zonguldak, Salihli, Ödemiş, Kayseri, İzmir, Malatya, Bursa, Balıkesir, Gebze ve Düzce illerinde bulunan spor kulüplerinin alt yapılarında oynayan çocuklar ile özel sporcularımızdan takımlar oluşturduk. Bu karma takımlar hem antrenmanlar hem turnuvalarda bir araya geliyorlar.

Türkiye’de ilk kez uygulanan Minik Sporcular Projesi, 2-7 yaş arası özel eğitim gereksinimi olan çocuk ve diğer çocukları buluşturan, temel motor becerilerini geliştirmeye yönelik ve oyun odaklı bir projedir. Proje ile çocukların temel motor becerilerini geliştirmenin yanı sıra önyargıların küçük yaşta ortadan kaldırılması ve toplumda bir arada yer alabilme becerilerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.

Bu proje aynı zamanda uzun vadede, spor branşlarımızda müsabakalara katılan sporcu havuzumuz için bir altyapı niteliğinde olacaktır. Özel Olimpiyatlar Türkiye bugüne kadar hep 8 yaş üstü bireylerle çalıştı. Minik Sporcular Projesi’ndeki yaş aralığının 2-7 olarak belirlenmesi ise temel olarak 3 ana hedefte özetlenebilir:

Birincisi; spor yapabilmek için temel oluşturacak motor becerileri 2-7 yaş arasında kazanılmaktadır. Projemiz sayesinde çocuklar bu becerileri, oyun içerisinde geliştirecektir.
İkincisi; 2-7 yaş aralığı çocukların toplumsal önyargılarını büyük ölçüde kazandığı bir yaş aralığıdır. Dolayısıyla özel sporcular ve partner sporcular bir arada yer alarak, toplumsal önyargıları bir arada kırabileceklerdir. Özel sporcular toplumsal hayata katılacak, partner sporcular ise özel sporcuların aslında farklı olmadığını fark edeceklerdir.
Üçüncüsü; 8 yaş üstü sporcu havuzumuz için uzun vadede bir altyapı oluşturulmasıdır. Çocukların küçük yaşta spor becerileri geliştirilmiş olacaktır.

Yine bizi heyecanlandıran diğer bir projemiz ise Bölgesel Yapılandırma Projemiz. 5 Bölgede gerçekleştirdiğimiz yeni yapılandırma ile 41 il/ilçede 3400 özel & partner sporcu, 200 okul/kurumu, antrenörler ve gönüllülerimizle 5 bini aşkın kişiye etkin bir şekilde ulaşıp, etkinliklerimize katılımlarını sağlıyoruz. Her bölgede seçilen bölge geliştirme sorumlularımızla yıl boyunca faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

Sağlıklı Sporcu Projemizde ise gerçekleştirdiğimiz bölgesel ve ulusal etkinliklerde ya da bazı proje uygulamalarımızın içine dâhil ederek 6 branşta tüm sporcularımızı sağlık taramasından geçiriyoruz.

Bu projelerimizin dışında bölgesel ve ulusal bazda Özel Olimpiyat Oyunları düzenliyoruz. Burada sporcular, antrenörler, gönüllüler, doktorlar, aileler bir araya geliyor. Çocuklar farklı spor branşlarında yarışıyor. Katılan tüm sporcular, sağlık taramasından geçiriliyor.

Kapasiteniz nedir? Bir çok ailemiz sizinle temas kurmak isterse ne gibi bir başvuru süreci, kriter ve seçicilik onları bekliyor?

Tanımladığımız özel bir kapasite yok. Bütçemiz ve imkanlarımız el verdiğince tüm özel sporculara kapılarımızı açmaya çalışıyoruz. Bu yıla kadar 8 ve üzeri yaş grupları için çalıştık. Bu yılsa Türkiye’de ilk kez uygulanan Minik Sporcular Projesi ile 2 yaşından itibaren özel çocuklarımızı kucaklamaya başladık.

Projelerimize bireysel katılım yerine bu çocuklarımızın devam ettikleri okulların ya da kurumların bize başvurmasını sağlamaları gerekiyor. En sağlıklı yolun bu olduğunu düşünüyoruz. Böylece gelişimlerini takip etmek ve kendi öğretmenlerinden gelişimleriyle ilgili yardım almak daha kolay oluyor. Bölgesel ve ulusal oyunlara ise bireysel branşta katılacaklarsa antrenörleri ya da velileri ile birlikte bireysel başvuru yapabiliyorlar.

Özel Olimpiyatlar Türkiye özel eğitim gereksinimli gençlerimizin topluma aidiyetlerinde söz sahibi mi sizce?

Özel eğitim gereksinimi olan bireyleri, yakın çevrelerinin dar sınırlarından çıkarıp yaşamın akışı içine çekmek, diğer bireylerle spor ve sosyal alanlarda bir araya gelmelerini sağlayarak, onlara toplumda saygı gören yararlı ve üretken bireyler olabilme fırsatı vermek, bizim varoluş nedenimiz. Yaptığımız tüm işlerde bunu gözetiyoruz. Farklı projelerimizde bir araya gelen özel sporcularımız ve partner sporcularımız karma spor etkinliklerine katılıyorlar. Aynı zamanda spor etkinliklerinin yanı sıra sosyal etkinliklerde de bir araya geliyorlar. Birlikte yarışıyor, birlikte eğleniyor, kazanmanın mutluluğunu birlikte yaşıyorlar. Böylece kaynaşıyor, aralarında güzel dostluk bağları kuruluyor.

Sevginin temel taşı, kabul duygusudur. Tüm özelliklerinizle kabul görmek, her birey için huzur verici ve motivasyon artıcı geliştirici bir unsurdur. Kendimizi keşfetmekte bazen en hızlı yol, bizden farklı bireylerle zaman geçirmek, paylaşımda bulunmaktır.

Özel çocuklarımız ve partner sporcuların birlikte vakit geçirdikleri ortamlar da bu keşfi sağlıyor. Özel Olimpiyatlar Türkiye olarak, herkes için anlamlı bir faaliyet yürüttüğümüze, özel çocuklarımızın toplumla tanışmasında ve hayata karışmasında önemli rol oynadığımıza inanıyoruz.

Peki sizce benim ülkemde bu gençlerin katılımcı olmasında, fayda yaratmasında sizin gibi kurumlar dışında kimler söz sahibi ve bu sahiplikte yaşadığınız sorunlar var mı?

Burada temel nokta, anne-babalar. Şunu çok iyi bilmeliyiz ki, çocuklarımızın özel durumları, yaşamda mutlu ve başarılı olmalarına engel değildir. Çocuklar kendi değerlerini ilk olarak anne-babalarının gözünden görürler. Bu açıdan bir anne-babanın en önemli adımı, çocuğuna inanmak ve onu eğitim imkanlarıyla en erken zamanda buluşturmak olmalıdır. Bu noktada annelerin daha istekli, babaların ise katılım konusunda daha çekingen olduklarını gözlemliyoruz.

Oysa özel çocuklarımız için imkansız kabul edilen birçok başarıya, bugün farklı alanlarda tanıklık ediyoruz. Bunu sağlayan, onlara inanan anne-babalar ve duyarlı yetişkinlerdir. Anne-babaların önünde aslında çok fazla seçenekleri var. Bu çocukların mutlaka sivil toplum kuruluşlarıyla tanıştırılması gerekiyor. Özel çocuklarımızın eğitimi, ilk yıllardan itibaren spor ve sanat çalışmalarıyla zenginleştirilmeli. Anne-babalar, çocuklarının çok erken yaşlardan itibaren sporla tanışmasını sağlamalılar. Burada bir başka önemli nokta da ailelerin kendi ilgi alanlarına göre değil çocuklarının ilgi alanlarına göre hareket etmeleri gereğidir.

Buradan ailelere vermek istediğiniz mesajınız nedir?

Başarı ile tanışan çocuğun kendine olan güveni ve yaşama olan bağı güçlenir. O nedenle biz diyoruz ki; “Çocuklarımızın hayaller kurmasına imkan veren ortamlar sunulmalıdır ki, hayalleri gerçeğe dönüşebilsin…”

Özel Olimpiyatlar Türkiye’nin gençlerimize bir çağrısı var mı? Ya da son dönem davetinizi paylaşalım mı buradan?

Son dönemde bir sloganımız var: ‘Oyun Birlikte, Hayat Birlikte’ diyoruz… Özel ve partner sporcularımızı Play Unified çatısı altında buluşturuyoruz. Oyunları ve hayatı birlikte güzelleştirmek istiyoruz. Projelerimizdeki tek amacımız bu özel çocukları dar sınırlardan çıkarıp yaşamın akışı içine çekmek. Birlikteyken oyunların ne kadar eğlenceli olduğunu, hayatın ne kadar güzelleştiğini göstermek… Tüm bu amacımızı ve heyecanımızı bir ‘kırmızı top’un içine sığdırdık. Herkesi, oyun ve hayatı güzelleştirmek için bu ‘kırmızı top’un peşine düşmeye davet ediyoruz.

Tüm kamuoyuna da bir çağrımız var. Derneğimiz tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kamu kuruluşlarının, sivil toplum örgütlerinin, gönüllülerin, ailelerin, üniversitelerin, okulların ve özel sektörün desteğiyle başarı kazanıyor ve gelişiyor. Özel Olimpiyatlar Türkiye, daha fazla spor dalında, daha geniş bir coğrafyada, daha çok sayıda özel eğitim gereksinimi olan bireylere ulaşmayı hedefliyor.
Daha çok destek demek daha fazla özel sporcuya ulaşmak, hayatlarına dokunabilmek, hem onlar hem kendimiz için önemli değişiklikler demek.

Bu anlamda herkesin yapabileceği bir şeyler mutlaka var. Sosyal medyada yaptığımız paylaşımların yaygınlaşması bile bizim için çok önemli. Lütfen, bizden desteğinizi esirgemeyin!

Haydi, hep birlikte bakalım sevgili ebeveynus :
http://www.soturkiye.org.tr/

Belgin Ergül
TURMEPA Gönüllü ve Gönüllü Projeleri Yönetmeni

HEMEN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

fifteen + 8 =